Arşiv | saglikli beslenme RSS feed for this section

İşte dünyanın en iyi besinleri

14 Tem


İşte dünyanın en iyi besinleri

Dünyaca tanınmış ekonomi dergisi Forbes, dünyanın en iyi besinleri listesini yayınladı.

Forbes, her kültür ve coğrafyada en yararlı besinin dut olduğunu yazdı. Baklagiller, süt ve et ürünleri ile kabuklu meyve de çok yararlı.
Devamı »

Uykunuzu getirecek 10 yiyecek – Zaman Online

14 Tem
Uykunuzu getirecek 10 yiyecek – Zaman Online

Geceleri uyumakta zorlanıyor musunuz ya da gecenin bir yarısı uykunuz mu kaçıyor?

Özellikle akşam yemeğinde bazı yiyecekler tüketerek gece boyunca deliksiz bir uyku çekebilirsiniz. İşte Foxnews’te yayınlanan haberde, uyumanıza yardımcı olan 10 yiyecek:

1. Kulağa garip gelebilir, ancak akşamları kıvırcık salata yemek daha iyi uyumanıza yardım ediyor. Salatadaki sütlü bitki özü lactucine diye bilinen afyon içeriyor. Bu madde uyku ve gevşeme sağlıyor.

2. Bir fincan çay rahatlatıcı olabilir, ancak 8 saatlik kesintisiz bir uyku çekmek istiyorsanız, en iyi seçenek papatya çayı olmalı. Papatya çayı doğal bir yatıştırıcıdır ve asabi tansiyonu düşüren etkisi bulunuyor.

3. Çay içmek istemiyorsanız, yeşil sebzelerde bulunan mineral magnezyum, kasları ve sinirleri gevşetmeye yardım ediyor. Öözellikle, brokoli, brüksel lahanası, kıvırcık lahana, hindiba gibi sebzeler rahatlatıcı etkiye sahip.

4. Bayramlarda ve özel günlerde kurulan ziyafet sofrasından sonra kendimizi yorgun hissetmemizin sebebi, triptofandır. Özellikle, et, tavuk, balık ve hindi etinde bulunan triptofan isimli amino asit, serotonin üretimini destekliyoryor, bu da vücudun gevşemesine ve uykusuzluk sorunlarıyla baş etmenize yardımcı oluyor.

5. Sebze sevmiyorsanız, alternatif olarak triptofan içeren diğer bir yiyecek olan muzu deneyebilirsiniz.

6. Akşam yemeğinizde karabuğday, kinoa (gluten içermeyen bir tür tahıl), darı, arpa ve tatlı papates gibi karbonhidrat içeren yiyeceklerden bir karma hazırlayın. Karbonhidrat insülinin serbest kalmasını sağlar, bu da triptofanın beyne iletilmesi için gereklidir.

7. Yulaf unu, sadece kahvaltı için değildir. Akşam yemeğinde de bir kase yemeği deneyin. Buğdayın yatıştırıcı ve sinir onarıcı özellikleri bulunuyor. Bu da iyi bir gece uykusu çekmenize yardımcı olur.

8. Çalışmalar, balın doğal uyku yardımı olduğunu gösteriyor. Balın içindeki oreksin isimli doğal içerik beynin kendini kapatıp dinlenmesine yardımcı oluyor.

9. Niasin bakımından zengin olan yiyecekler de uyku için faydalıdır. Çünkü, bu yiyecekler de serotonin sentezi içeriyor. Niasin bakımından zengin olan yiyecekler arasında yumurta, balık, tavuk, soya fasulyesi, bezelye ve çemen bulunuyor.

10. Somon, uskumru, sardalye, ringa ve alabalık gibi yağlı balıklar, iyi bir uykuya yardımcıdır. Akşam yemeğinde tabağınızı bu yiyeceklerle doldurarak, kesintisiz bir gece uykusu uyuyabilirsiniz.

Zaman Online

Kavun, karpuz ve üzümü birlikte yemeyin

14 Tem


Kavun, karpuz ve üzümü birlikte yemeyin

International Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Soysal, yazın kavun, karpuz, üzüm gibi meyveleri karıştırarak soğuk şekilde tüketmenin, meyvelerin yanında soğuk içecekler içmenin mide ve bağırsak hareketlerini bozarak ishale neden olduğunu söyledi.

Tıpta “gastroenterit” olarak adlandırılan besin zehirlenmesinde ise bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı görülüyor. Gastroenteritte, mide ve bağırsak hareketleri bozuluyor, ağızdan alınan yiyeceklerin sindirim sistemini hızlı ve erimemiş terk etmeleri sonucunda ishal ortaya çıkıyor.

Bazı yiyecekleri az miktarda tüketmek sorun oluşturmasa da fazla miktarda yemek ishale neden oluyor. İşte bu yiyeceklerden bazıları: Taze kayısı (kayısı suyu), üzüm (üzüm suyu), erik, kiraz, kavun, karpuz.

Soysal’ın verdiği bilgiye göre elma, armut, şeftaliden birer tane, karpuz kavunda birer ince dilim, erikten 15 adetten fazla tüketmemek gerekiyor. Meyveleri soğuk yememek önemli. Eğer kişide mide hassasiyeti varsa sadece meyvelerin yanı sıra soğuk meşrubat da içiyorsa ishal yapar. Deniz ve havuz suyunun yutulması, mide ve bağırsaklarda tahrişe neden olabilir. Karnı üşütmek diye tabir edilen durumda, vücut terliyken klimaya maruz kalmak nedeniyle ishal ve karın ağrısı oluşur.

İSHALE İYİ GELEN YİYECEKLER

İshal nedeniyle gelen erişkin ve hastalara özellikle 24-48 saat belli yiyecekleri tüketmelerini önerdiklerini belirten Dr. Murat Soysal, ishale iyi gelen yiyecekleri şöyle sıraladı: Muz, şeftali, elma, peynir, zeytin, ekmek, az yağlı makarna, haşlanmış patates, patates püresi, pirinç çorbası. ZAMAN

AİLE SAĞLIK

Ağzınızdaki bakteriler şişmanlatıyor

13 Tem
Ağzınızdaki bakteriler şişmanlatıyor

Amerikalı araştırmacıların yaptığı çalışmada, bazı ağız bakterilerinin insanları daha şişman yaptığı tespit edildi.

Journal of Dental Research isimdi dergide yayınlanan çalışmada, bilimadamları, obeziteyle savaşmanın yeni yollarını buldular. Bunu kanıtlamak isteyen araştırmacılar, aşırı kilolu kadınların tükürüğündeki bakteri popülasyonunu ölçtüler. Vücut kütle endeksi 27-32 arasındaki 313 kadından tükürük örneği toplayan araştırmacılar, DNA prob analizi aracılığıyla bakteri nüfusunu ölçtüler. Bu rakamları dişeti hastalığı çalışmalarına katılan 232 sağlıklı bireyden alınan verilerle karşılaştırdılar.

Bu verilerin analizi sonucunda, tükürüğün bileşimindeki bakterilerin aşırı kilolu kadınlarda değişiklik gösterdiğini tespit ettiler. Bu bakteri türlerinin aşırı kilolu olmanın biyolojik göstergeleri gibi davrandığını belirttiler.

Sağlığınız için yararlı 5 yiyecek

13 Tem
Sağlığınız için yararlı 5 yiyecek

Ziyafet denince aklınıza hangi yiyecekler geliyor? Birçok erkek için, bol biftek, kızarmış patates veya hamur işleri gelir.

Peki ziyafet yemekleri sağlıklı olabilir mi? Foxnews’te yer alan habere göre, şaşırtıcı bir şekilde en sevdiğiniz yiyeceklerin sağlığınız için iyi olabildiği belirtiliyor.

Hamur işi: Yıllardır hamur işleri, kilo aldırdığı gerekçesiyle kötü bir üne sahip. Fakat, hamur işleri gerçekten kalsiyum, potasyum ve lif gibi ürün çeşitliliği sunuyor. Ve bugünlerde tam tahıl ya da karbonhidrat çeşitliliği sunan hamur işleri, her yerde yükselişe başladı.

Ayrıca, pişmiş hamur işi yemeğinizin yanına brokoli, mantar, soğan ya da antioksidan bakımından zengin domates ekleyerek daha sağlıklı bir menü oluşturabilirsiniz.

Biftek: Kırmızı ve işlenmiş et tüketimiyle artan kanser riski ve kardiyovasküler hastalıklar arasındaki ilişki aklınıza gelebilir. Fakat makul ölçüde tüketilen yağsız biftek, sağlığınız için gerçekten faydalı olabilir.

Yağsız et, büyük bir B6, B12 vitamini, selenyum, çinko, potasyum ve diğer birçok gerekli vitamin ve besin kaynağıdır.

Patates: Biftekten oluşan akşam yemeğinizi bir tabak kızarmış patatesle tamamlamak ister misiniz? Bu nişastalı patateslerin, sağlıklı oranda karbonhidrat içerdiğini bilmelisiniz. Ayrıca patateste C vitamini, lif, protein ve gibi gerekli besinler ile bir muzdan daha fazla potasyum var.

Kırmızı biber: Herkesin kırmızı biber için sır bir tarifi var, gurme şeflerinden ev kadınlarına kadar kime sorsanız hepsi kendisine ait en iyi tarifi anlatacaktır. Fakat, rekabet bir yana kırmızı biberin içerdiği sağlıklı maddeler yadsınamaz.

Ayrıca biberler ve kırmızı biberde bulunan kapsaisin maddesi, termojenik bir etkiye sahip. Bu şu anlama geliyor: biberleri yedikten sonra 20 dakika boyunca vücudunuz ekstra kalori yakıyor. Ayrıca, biberi yavaş yavaş yemeniz halinde midenizin dolu olduğu şeklinde bir mesaj beyninize iletiliyor ve böylece aşırı yemek yememiş oluyorsunuz.

Kırmızı biberin rengi, içindeki temel içerik olan ve gerekli vitamin ile besinlerle dolu olan domatesten geliyor. Domates aynı zamanda güçlü bir antioksidan olan, erkeklerde prostat kanseri riskini yüzde 35′ e kadar azaltan likopen içeriyor.

Çikolata: Eğer canınız yemekten sonra tatlı çekiyorsa, biraz çikolata yiyebilirsiniz. Flavanol ve antioksidan içeren kakao, kan basıncını düşürerek ve insülin direncini artırarak, kan damarlarındaki hücrelerin fonksiyonunu düzenleyerek ve HDL kolesterolü artırarak kalp sağlığını destekliyor.

Alman araştırmacılara göre, kakao tüketenlerde kalp hastalığından ölüm riski yüzde 50 oranında azalıyor.

Zaman Online

Tuz hakkında bilmedikleriniz

11 Tem
Tuz hakkında bilmedikleriniz

Gerçekten ne kadar sodyuma ihtiyacınız var, tuzlu yiyeceklerden nasıl uzak durabilirsiniz, tuz eklemeden yemek hazırlamanın yolları nelerdir?

Mayo Clinic’te yer alan haberde, ne kadar tuz tüketmeniz gerektiği, tuz alışkanlığınızdan kurtulmanın yolları ve tuzun gizlice nasıl vücudunuza girdiği anlatılıyor.

Daha az sodyum tüketmeyi deneyin. Bazı yiyecekler yeterince sodyum içerdiğinde, bir çimdik ya da daha az sodyum bile zararlı olabilir. Beslenmemizde sodyum oranının yaklaşık yüzde 11′i yemeğe eklenen tuzdan ya da pişerken, yemek esnasında yiyeceğe konan çeşnilerden geliyor. Ancak, tuzun yüzde 77′lik gibi büyük bir bölümü mineral içeren hazır ve işlenmiş yiyeceklerin yenmesiyle vücudumuza giriyor. Böylece, yemeğe eklediğiniz sodyum miktarını sınırlasanız da bazı yiyeceklerde zaten fazla miktarda sodyum bulunuyor.

Sodyumun yararları

Vücudunuzun fonksiyonlarını uygun bir şekilde yerine getirebilmesi için biraz sodyuma ihtiyacı vardır. Sodyum, vücudunuzdaki doğru sıvı dengesini sürdürmeye ve sinir impulslarını iletmeye yardımcıdır. Kasların çekilmesini ve gevşemesini etkiler. Böbrekleriniz vücudunuzdaki sodyum miktarının tutulumunu düzenler. Sodyum seviyesi az olunca, böbrekleriniz sodyumu muhafaza ediyor, yüksek olduğunda ise idrardaki fazla miktarı vücuttan çıkarıyor.

Eğer böbrekleriniz sodyumu yeterli düzeyde tasfiye edemezse, sodyum kanınızda birikmeye başlar. Çünkü, sodyum suyu çeker ve tutar, dolaşım kanının total hacmi artar. Artan kan hacmi, damarlardaki basıncı artırarak, kanı damarlara taşıyan kalbinizi zorlar. Konjestif kalp yetmezliği, siroz ve kronik böbrek hastalığı gibi belirli hastalıklar, sodyumun düzenlenmesini engeller.

Bazı insanlar, sodyumun etkilerine karşı diğerlerinden daha hassastır. Bu kişiler, sodyumu daha kolay vücutlarında tutarlar ve bu durum aşırı idrar tutulmasına ve artan kan basıncına neden olur. Eğer siz de bu gruptaysanız, beslenmenizdeki ilave sodyum, kardiyovasküler ve böbrek hastalıklarına öncülük eden yüksek kan basıncı gelişme riskinizi artırır.

Ne kadar sodyuma ihtiyacınız var?

Çeşitli kuruluşlar, günlük sodyum alımı sınırlarıyla ilgili öneriler yayınlıyor. Bunlara göre, sağlıklı bir yetişkinin günde ortama 1,5 � 2,5 gram alması gerekiyor.

50 yaşın üzerindeyseniz, yüksek tansiyon, kronik böbrek hastalığı ya da şeker hastalığı gibi sağlık probleminiz varsa, sodyum alımınıza daha fazla dikkat etmelisiniz. Sonuç olarak, sodyum limiti konusunda sağlıklı bir yetişkin için hedef, önerilen sodyum miktarının en alt seviyesinin tüketilmesidir. Sizin için en iyi sodyum miktarını doktorunuzla konuşarak belirleyebilirsiniz.

3 temel sodyum kaynağı

İşlenmiş ve hazır yemekler: Beslenmenizdeki sodyumun çoğu konserve sebze, hazır çorba, donmuş gıdalar gibi işlenmiş ve hazır yemeklerden kaynaklanıyor. Gıda üreticileri yiyeceklerin tadını geliştirmek için ve konserve yapmak için sodyum ve sodyum içeren diğer bileşenleri kullanıyorlar.

Sodyum içeren çeşniler: Bir tatlı kaşığı sofra tuzu 2 bin 325 mg sodyum içerirken, 1 yemek kaşığı soya sosunda ise yaklaşık 900-1000 mg arasında tuz bulunuyor. Yemek pişerken ya da sofradayken yemeklerinize tuz ya da çeşni ilave etmek, gıdanın tuz oranını artırıyor.

Doğal sodyum kaynakları: Et, kümes hayvanları, süt ürünleri ve sebzeler gibi bazı yiyeceklerde doğal olarak sodyum bulunuyor. Örneğin, bir fincan az yağlı sütte yaklaşık 107 mg sodyum bulunuyor.

Peki yiyeceklerin ne kadar sodyum içerdiğini nasıl anlayabiliriz? Bunun en iyi yolu, yiyeceklerin üzerindeki etiketleri okumaktır. Bu etiketlerde her porsiyonda ne kadar sodyum bulunduğu yazıyor. Şu bileşenlerde de sodyum bulunuyor: Monosodyum glutamat (MSG), karbonat, kabartma tozu, disodyum fosfat, sodyum alginat, sodyum nitrit veya nitrat.

Tuz tüketimini azalkmanın yolları:

- İşlenmiş gıdalar yerine, daha çok taze gıdalar, özellikle sebze ve meyve tüketin.

- Daha az tuzlu olan ürünleri tercih edin.

- Mümkünse tuzu yemek tariflerinizden çıkarn.

- Salata sosları, ketçap, hardal, çeşni gibi bileşenleri sınırlandırın.

- Yemeğinizi tatlandırmak için çeşitli taze ya da kuru otlar, baharatlar ve diğer tat veren şeyler kullanın.

Zaman Online

Balıktaki D Vitamini beyni güçlendiriyor

11 Tem
Balıktaki D Vitamini beyni güçlendiriyor

Yeni bir araştırma, uzun süredir “beynin besini” olarak nitelenen balığın, tıpkı sağlıklı koşullarda güneşte kalmak gibi, gerçekten de yaşlı beyinlere iyi geldiğini gösteriyor.

Manchester Üniversitesi’nden bilim insanları, Avrupa’nın çeşitli merkezlerinden meslektaşlarıyla birlikte, yüksek D vitamini düzeylerinin orta ve ileri yaştaki erkeklerde bilişsel işlevlerin artmasıyla ilişkili olduğunu gösterdiler. D vitamini temelde güneş ışığına maruz kalmayı takiben ciltte sentezleniyor ancak yağlı balık gibi belirli gıdalarda da bulunuyor.

Sonuçları Journal of Neurology, Neurosurgery and Psychiatry dergisinde yayımlanan çalışma kapsamında yaşları 40 ile 79 arasında olan 3000′den fazla erkeğin bilişsel performansı karşılaştırıldı.

Araştırmacılar dikkat ve işlem hızlarını ölçmek için uyguladıkları basit ve hassas bir nöropsikolojik testte D vitamini düzeyleri yüksek olan erkeklerin sürekli daha iyi sonuçlar elde ettiğini gördüler.

Manchester Aktarımsal Tıp Okulu’ndan Dr. David Lee, yetişkinlerde D vitamini ve bilişsel performans arasındaki ilişkiyi keşfetmeye çalışan önceki çalışmaların yeterli bulgu sağlamadığını ancak kendilerinin, işlem yapma hızındaki düşüklük ile düşük D vitamini düzeyleri arasında önemli bir bağımsız ilişki gözlemlediklerini belirtiyor.

Dr. Lee, ayrıca, geniş bir denek grubunu kapsaması ve deneklerin stres düzeyleri, testlerin yapıldığı mevsim ve fiziksel etkinlik düzeyleri gibi etmenleri hesaba katmasının araştırmalarını güçlü kılan yönler olduğunu söylüyor.

Dr. Lee,”Biyolojik nedenleri henüz anlaşılamasa da, arttırılan D vitamini alımı ile daha hızlı işlem yapma arasındaki ilişki, ilginç şekilde 60 yaşın üzerindeki erkeklerde daha belirgin” diyor. “D vitamininin beyin üzerinde görünürdeki olumlu etkileri, daha fazla araştırma gerektirmekle birlikte, D vitamininin, yaşlanmayla bilişsel performansta yaşanan düşüşleri en aza indirmede potansiyel yararları olabileceğini gösteriyor.”

Kaynak: Bilim ve Teknik

Gıda zehirlenmelerine karşı basit önlemler

11 Tem


Gıda zehirlenmelerine karşı basit önlemler

Türkiye’de yaz ve kış aylarında, sıkça gıda zehirlenmelerine rastladığını belirten Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Yıldırım, gıda zehirlenmelerinin en önemli nedenlerinin, hijyen şartlarına uyulmaması, yeterince pişirilmemiş et ve zamanında tüketilmeyen yiyecekler olduğunu söyledi.

Yıldırım, yaptığı açıklamada, gıda zehirlenmelerinin büyük bölümünün insan hatasından kaynaklandığını belirterek, ”Gıda değil, cehalet zehirliyor” dedi.

Bireysel zehirlenmelerle birlikte, sünnet, düğün gibi cemiyetlerde yenen yemeklerden toplu zehirlenmelerin sıklıkla yaşandığına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti:

”Zehirlenme sebebi, insan hatasından kaynaklanıyor. Hijyen şartlarına uyulmaması, pişirme ve saklama, usulüne göre yapılmaması halinde gıda, zehire dönüşebiliyor. Gıda zehirlenmelerinin en önemli nedenleri, hijyene uyulmaması, yeterince pişirilmemiş et ve zamanında tüketilmeyen yiyeceklerdir. Gıda zehirlenmeleri ekonomik kayıpları da beraberinde getiriyor. Basit yöntemlerle zehirlenmenin önüne geçilebilir.

Yeterince ısıl işlem görmeyen etteki bakteriler, rahatlıkla insanlara bulaşır ve zehirlenmeye neden olur. Pişirilen yemekler uygun koşullarda saklanmıyorsa, bakteriler hızla üreyebiliyor. Bu nedenle pişirilen yemek soğutuculara konulmuyorsa, 3-4 saat içinde tüketilmelidir. Ayrıca et pişirirken merkezi sıcaklığın yeterli olması için, ölçüm yapmamız gerekir ve bunun için de termometre kullanılmalıdır. Çünkü et pişirirken sıcaklığın 60 santigrat dereceyi geçmesi gerekir.”

-GIDA ZEHİRLENMELERİ NASIL ÖNLENEBİLİR?-

Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, gıdaların saklanması, pişirilmesi, dağıtımı ve tüketiminin usulüne göre yapılması halinde gıda zehirlenmelerinin önüne geçilebileceğini vurgulayarak, süt ve süt ürünleri, tavuk eti, kırmızı et ve deniz ürünlerinin kolay bozulabildiklerini için diğer ürünlerden ayrı tutulması gerektiğini vurguladı. ”Yiyecekleri, dışarıda, açıkta bırakmayın, olabildiğince buzdolabında saklayın” diyen Yıldırım, ”Sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın. Besinleri mümkün olduğunca çabuk ve taze iken tüketin, yemekleri azar azar pişirip saklayın. Buzdolabı ısısını 2-4 derece arasında ayarlayın, alışveriş yaparken açıkta ve beklemiş yiyecekleri almamaya gayret edin” uyarılarında bulundu.


Zayıflamak isteyenler için mucize formül

17 Nis

İbrahim saraçoğlu Zayıflamak isteyenler için mucize formül

Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz.

Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusana fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz.

Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Dereotu; Maydanozgillerdendir. İplik şeklinde yaprakları olan güzel kokulu bir bitkidir. Sonbaharda toplanıp, kurutulur.

Faydaları: Mide ve bağırsak gazlarını söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır, midenin gerektiği gibi çalışmasını sağlar. Hıçkırık ve hava yutmayı engeller. Sinir zafiyetini giderir. Uyku vericidir.

Dereotu Aybaşı kanamalarını kolaylaştırır. Anne sütünü çoğaltır. İştah açıcıdır. Ağız kokusunu giderir. Çocuklardaki gaz ağrılarını giderir. Yemeklere ve salatalara tat vermek için konulur. Hamilelerin kullanmaları sakıncalıdır.

sağlilki damarlar için domates yiyin

16 Nis

Sağlıklı damarlar için domatesten şaşmayın

Kırmızı sağlık topu domates sayesinde kalp krizi, iktidarsızlık ve hafıza kaybı gibi sağlık sorunlarından korunabilirsiniz Kırmızı sağlık topu domates sayesinde kalp krizi, iktidarsızlık ve hafıza kaybı gibi sağlık sorunlarından korunabilirsiniz..

Bir kase domates çorbası, sadece ağzınızı lezzetlendirmekle kalmaz, aynı zamanda damarları, iltihaplanmaların ve yüksek tansiyonun yol açacağı zararlardan korur. Bir grup insan, iki hafta boyunca günde iki kase domates çorbası içtiğinde; kanlarındaki C vitaminin yükseldiği ve iltihaplanma oranının düştüğü görülmüş.
* Domatesteki C vitamini ve çorbaya konan diğer besinlerin içerdiği değerler; tansiyonu düşürmekte ve atardamarlardaki iltihaplanmayı önlemekte önemli bir rol oynuyor.
* Yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeri, atardamarlardaki ince tabakaya zarar verir; vücudunuz da bu zararı, kötü LDL kolesterolü ile kapamaya çalışır.

İKİ KERE FAYDA SAĞLIYOR
* LDL, atardamarlardaki o bölümü tamir etmek için akyuvarlara mesaj gönderir, bu da iltihaplanmayı tetikler. Yani bir şeyi tamir ederken, durumun daha da kötü olmasına neden olur.
* Sonuçta o bölümdeki plak hasar görüp bozularak, kanın pıhtılaşmasına neden olur. Bu pıhtılaşma da atardamarı tıkayarak kalp krizine, iktidarsızlığa ve hafıza kaybına neden olur. Oysa domates yemek, tansiyonunuzu düşürür ve iltihaplanmayla savaşır. Yani bir besinden iki ayrı fayda görürsünüz.
* Bu çalışmaya katılan insanlar, ‘gazpaço’ adındaki domates, karabiber ve salatalıktan yapılan, İspanya ve diğer Akdeniz ülkelerinde çok popüler olan soğuk bir çorbayı içmişti… Ama domatesi başka birçok yemekte kullanmak mümkün. Örneğin balık yağı ve domates bileşimi, yüksek tansiyonu önlemek ve iltihaplanmayı durdurmak için birebirdir.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.