RSS

Kategori arşivi: ibrahim saracoglu

ibrahim saraçoğlu lahana kürü

•Kadınların kabusu selülitleri üç haftalık kürle yok ediyor.
•Kış boyunca biriken fazla kilolarınızdan kurtulmanızı sağlıyor.
•Vücutta biriken toksinleri atıyor, kolon kanserini önlüyor.
•Kan dolaşımını düzenleyip, vücudumuzun canlanmasını sağlıyor.


Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ‘ndan Lahana kürü
•Kaynamakta olan yarım litre suda 6- 7 adet beyaz lahana yaprağını, 10 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte pişirin.

•Sabah ve akşam olmak üzere aç ve tok karına birer su bardağı için. Bu işleme toplam 5 gün devam edin.

•Bu kürü 5 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin ve tekrar 5 gün uygulayın. Böylece 10 günlük kür tamamlanmış olur.

•Toksin atıcı
ve bağırsak kanserini önleyici bu 10 günlük kürü, 1 yıl boyunca 3 ya da 4 kez yapmak en doğrusudur.

•10 günlük kür için kesinlikle ihtiyacınız olan miktarı bir defada değil, her gün taze olarak hazırlayın.

•Kan dolaşımını düzenlemek amaçlı kullanımda 3-4 adet beyaz lahana yaprağı, kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 dakika pişirilir.

Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı içilir. Her 3 günde bir, 3 gün ara verilerek toplam 21 gün içilerek uygulanır. 3 aylık aradan sonra tekrar; her 3 günde bir, 3 gün ara verilerek, toplam 21 gün içilerek ikinci ve son kür tamamlanmış olur.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Toksinler vücudumuzdan nasıl atılıyor?
Toksinler vücudumuzdan nasıl atılıyor? Toksinleri elimine etmekle görevli başlıca organ karaciğer. Toksinlerin ilk durağı karaciğer, burada çeşitli kimyasal reaksiyonlardan geçerek vücuttan atılmaya hazır hale geliyorlar. Ardından böbreklerden idrar, deriden ter, bağırsaklardan da dışkı yoluyla dışarıya atılıyorlar. Eğer karaciğer, böbrekler veya bağırsaklar görevlerini tam yerine getiremiyorsa, toksinler vücuttan tam olarak atılamıyor demektir. Bunun da genel sağlığınız üzerindeki etkileri büyük olacaktır.

Başlıca belirtileri
Enerji azlığı
Sağlıklı bir vücut belli düzeydeki toksinle başa çıkabilir. Ancak vücudunuzun başa çıkabileceğinden çok toksinle karşı karşıya ise bu denge bozulur. Toksinler hücrelerinizin içinde birikmeye başlar ve çalışmalarını engeller. Vücuttaki her hücre enerji enerji üreten küçük bir fabrika gibidir.

Toksinlerin birikmesiyle bu fabrikalar tam kapasite çalışamaz hale gelir. Ve böylece enerji azlığından kendinizi sürekli yorgun, halsiz hissetmeye başlarsınız.

Ruh hali değişkenlikleri, konsantrasyon güçlükleri, bellek zayıflığı, depresyon: kan karaciğerde toksinlerden arındırılıp beyne gider. Karaciğere binen yük ağırsa, beyin ve sinir sistemi fonksiyonlarınız hep bu zehirlerden tam arınamamış kandan etkilenecektir.

Döküntüler, sivilce, egzama
“Bana cildini göster, sana derdini söyleyeyim” diye bir söz vardır. Çeşitli cilt sorunlarının altında hep vücutta çalışması aksayan bir organ söz konusu. Toksinlerin dışarıya atıldığı yerlerden biri de cilt. Aşırı toksin yüküyle birlikte cilt hastalıkları ortaya çıkar.

Kanser, kalp hastalığı, artrit, alerjiler, şişmanlık ve cilt hastalıkları tüm dünyada özellikle şehirlerde yaşayanlarda hızla artıyor. Çoğu kişinin baş ağrısı, öksürük, stres, anksiyete, depresyon, sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi yakınmaları var. Yaşamın her alanında gittikçe artan toksin oranı ve bu hastalıklar arasında ilişki olduğu kesin. Korunmak için doğru bir beslenme tarzı ve yaşam stili, düzenli detoksifikasyon, vitamin ve mineral desteğiyle karaciğerinizi yenilemeniz gerekiyor.
Karaciğerin görevini tam oalrak yapmasını engelleyen bazı maddeler: Kafein (çay-kahve), alkol, ilaçlar, sigara dumanı, egzos dumanı, fazla protein tüketimi, doymuş yağlar.

ANKET
Ne kadar toksinsiniz?
Aşağıdaki sorulara ne kadar çok “Evet” yanıtı verirseniz, o kadar toksinsiniz.
•Aşağıdakileri sık sık yiyip, içiyor musunuz?
•Kahve veya çay
•Kolalı içecekler ve gazozlar
•Beyaz ekmek
•Organik olmayan yiyecekler
•Kızarmış yiyecekler
•Et
•Konserve yiyecekler
•Tatlılar
•Sosiz, sucuk, salam
•Diyet ürünler
•Musluk suyu
•Şeker
•Alkol
•Şehidemi yaşıyorsunuz?
•İşlek caddelerde yürüyüş veya koşu yapıyor musunuz?
•Araba kullanıyor musunuz?
•Cep telefonu kullanıyormusunuz?
•İşiniz bilgisayarla uzun süre çalışmayı gerektiriyor mu?
•İşiniz çok mu stresli
•İşyeriniz havalandırmalı mı?
•Enerji hatlarına yakın mı oturuyorsunuz?
•Eviniz merkezi ısıtmalı mı?
•Ev temizlik maddelerini düzenli olarak kullanıyor musunuz?
•Sigara içiyor musunuz?
•Kendinizi sürekli yorgun mu hissediyorsunuz?
•Sık sık başınız ağrıyor mu?
•Sık sık konsantrasyon güçlüğü çekiyor musunuz?
•Cildiniz veya saçınız kuru mu?
•Sivilce, kırmızı döküntüler veya egzama gibi cilt sorunlarınız var mı?
•Ağzınız kokuyor mu?
•Baş dönmesi veya mide bulantınız var mı?
•Gözleriniz arada kaşınıyor, sulanıyor, kızarıyor, yapış yapış oluyor mu?
•Kulaklarınız kaşınıyor, ağrıyor veya sık iltihaplanıyor mu?
•Sık sık burnunuz tıkanıyor, fazla salgı oluyor, sinüs sorunlarından yakınıyor musunuz?
•Geceleri terliyor musunuz?
•Teriniz ağır mı kokuyor?
•Arada eklem veya kas ağrılarınız oluyor mu?
•Uyku sorununuz var mı*
•Seks isteğiniz azaldı mı?
•Erken yaşlanma belirtileri gösteriyor musunuz?
•Sık sık hastalanıyormusunuz?
•Metabolizmanız ağır mı? Örneğin; kilo vermekte güçlük mü çekiyor sunuz?

 

ibrahim saraçoğlu elma ve kayisi kürü

Cilt güzelliği için elma ve kayısı kürü

Bu maskeyi uyguladığınız andan itibaren yüzünüzdeki değişikliği hemen farkedebilirsiniz. Sivilce ve Siyah noktalara bire bir, taptaze,pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için hemen uygulayın


gerekli malzemeler:

* 1 adet taze kırmızı sert sulu tatlı elma
* 4 adet taze kayısı (sert olacak)
* yarım çay bardağı su

yapılışı:
Elmanın kabuğunu çok ince bir tabaka halinde soyun.Çekirdeğini çıkarın, fakat çekirdeğin etrafındaki ince beyaz yumuşak kısmı çıkarmayın bir tencerenin içinde soyulmuş elma ile çekirdeklerini çıkardığınız kayısıları ( kayısılar kabuklu olacak) ve yarım çay bardağı suyu kısık ateşte 6-7 dakika ağır ağır kaynatın. daha sonra blenderden geçirip ılınınca yüz ve dekolte bölümlerine sürün.Yarım saat sonra normal su ile yıkayın.

Bu kürü uyguladıktan ilk 10 dakika içinde gözle görülür olumlu değişimi sizde hemen fark edeceksiniz.

DİKKAT: Bu kürü haftada sadece 1 kez uygulayın.1 den fazla uygulamayınız

ek bilgi
Elmanin faydalari saymakla bitmez. Elma tipki Antibiyotik gibidir. Bol Vitamin ve madensel tuzlar ihtiva eder. Günde en az Bir elma yemek, bünyeyi hastaliklara karsi saglama almak demekdir. Faydalarindan bazilari sunlardir:
- Bendeni ve zihni yorgunluklara
- Büyüme cagindaki cocuklara
- Cocuklarin boylarinin uzamasina
- Cildin güzelligine, kansizliga
- Kan sekerin düsürülmesine
- Kemik ve dislerin gelismesine
- Ishale karsi ve grip tedavisine
- Hafizanin gelismesine
- Öksürüge, kabizliga
- Kanin temizlenmesine
- Mide ve bagirsak nezlesine
- Kolesterol seviyesini düsürülmesine

Elmadaki Flavonoid adli kimyasal madde kansere sebeb olan serbest radikallerin meydana gelmesini önler!!
Olgun bir elma, saglikli bir Insanin en ideal kan serumu degerlerine sahib mineral ve elektrolitlere sahibtir. Acikcasi elma suyu kan suyu (serum) gibi degerlidir.

Elma okula giden cocuklarin beyin yapisina cok olumlu tesir eder

KAYISININ FAYDALARI
1. Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
2. Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.
3. Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
4. Kan yapımını artırarak,kansızlığa engel olur.
5. Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
6. Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
7. Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
8. Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
9. Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
10. Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar. Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur.
11. Kayısının potasyumca zengin,sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır

 

ibrahim saraçoğlu gençlik iksiri tarifi

İbrahim saraçoğlu gençlik iksiri

15-16 tane maydonoza 2 yemek kaşığı taze limon suyu ve yarım bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir. Sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce içilir.

Bu karışımın özelliği gençleştirici bir etkisinin olmasıdır. Vücuttan toksin attırır ve karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir çözümdür. 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir.

2. günden itibaren sabahları kalktığınızda daha dinç ve daha zinde kalkacaksınız. Yorgunluğu daha az hissedeceksiniz.

maydanozun faydaları

  • Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi geliyor.
  • Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı, kanı arttırarak oksijeni metabolize ediyor ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ediyor. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindiriyor. Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım ediyor. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
  • Kanı temizliyor,kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine etkili. Kan şekerini normal seviyede tutuyor.
  • Tohumlarının idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri var. Adet sancılarına iyi geliyor.
  • Grip ve nezleye iyi geliyor. Kansere karşı koruyucu.
  • Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlıyor, ağız kokusunu alıyor. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatabiliyor.
  • Yara, kesik ve morartıları iyileştiriyor.
  • Önemli bir afrodizyak.
  • Maydanoz folik asit içerdiği için de önemli bir bitki. Folik asit merkezi sinir sisteminin işlemesinde hayati bir rol oynuyor. Folik asit incebağırsağın ilk kesiminde emiliyor, sonra karaciğere giderek orada metabolize oluyor.
  • Maydanoz kozmetik malzemesi olarak da önemli. Cilde ve saç dökülmelerine iyi geliyor.

Kaynak: kadınlarkulubu.com

Limonun faydaları
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz`den limon kabuğu mucizesi… Kavurucu

Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz`den limon kabuğu mucizesi… Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de nasibini alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay yol sunan Prof. Mehmet Öz, limon kabuğunun yabana atılmayacak faydalarını anlattı. Söz, Öz`ün…

TÜMÖR GELİŞİMİNİ ENGELLİYOR
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.

D-LİMONENE ETKİSİ
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.

RİSKİ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ
Sadece Amerika’da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.

YEMEKLERE KATIN
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.

KALBİ RAHATLATIYOR
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.

KARACİĞERE YARARLI
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın!
Bugün

 

ibrahim saraçoğlu boy uzatma kürü

İbrahim saraçoğlundan boy uzatma kürü.
Boy uzatmak için uygulanacak boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasındaki gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın yaşa göre uzatılabilme ortalaması aşağıda belirtilmiştir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir. Boy uzatma kürü 6 ay ile 2 yıl uygulanabilir.

Boy uzatma kürü ile ortalama yaş dağılımı Yaş aralığı Ortalama uzama [cm] 21 yaşa kadar
12 – 14…………………………. 9 – 7
14 – 15………………………….7 – 6
16 – 17………………………….6 – 5

18 – 19………………………….5 – 4

20 – 21…………………………4 – 3

21 – 22…………………………2 – 1

Boy uzatma kürünün uygulamasında iki kural vardır. Birinci kural, haftada 2-3 kez çarşıdan sizin alacağınız bir besinin 15-20 gr lık porsiyonlar halinde tüketilmesi gerekiyor. Bu besin bir balık türüdür. İkinci kural ise, hiç bir yan tesiri olmayan bitkisel bir çayın 6 ay müddetle haftada 1 kere demlenip içilmesi gerekiyor.

Not: Önerilen besin maddesi ve bitkisel çay hormon içermemektedir.
Boy uzatma kürünün satış fiyatı 250 YTL. olarak belirlenmiş.

Daha geniş bilgi almak ve sipariş vermek için için dilerseniz Prof. Dr ibrahim saraçoğlu’nun sitesini ziyaret ediniz. Veya doğrudan “sipariş” bölümünden sipariş edebilirsiniz.

 
 

Simitteki tehlikeyi biliyor musunuz?

Prof. Dr. Saraçoğlu, susamın yarattığı sıkıntıya dikkat çekti
HaberTurk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simitin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

“Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim herşeyi, ne yeyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. ‘Bu neden olabilir?’ falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.”

Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil” diye konuştu.

 

Simitteki tehlikeyi biliyor musunuz?

Prof. Dr. Saraçoğlu, susamın yarattığı sıkıntıya dikkat çekti
HaberTurk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simitin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

“Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim herşeyi, ne yeyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. ‘Bu neden olabilir?’ falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.”

Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil” diye konuştu.

 

Simitteki tehlikeyi biliyor musunuz?

Prof. Dr. Saraçoğlu, susamın yarattığı sıkıntıya dikkat çekti
HaberTurk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simitin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

“Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim herşeyi, ne yeyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. ‘Bu neden olabilir?’ falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.”

Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil” diye konuştu.

 
 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.