Arşiv | ibrahim saracoglu RSS feed for this section

ibrahim saraçoğlu boy uzatma kürü

13 Nis

İbrahim saraçoğlundan boy uzatma kürü.
Boy uzatmak için uygulanacak boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasındaki gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın yaşa göre uzatılabilme ortalaması aşağıda belirtilmiştir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir. Boy uzatma kürü 6 ay ile 2 yıl uygulanabilir.

Boy uzatma kürü ile ortalama yaş dağılımı Yaş aralığı Ortalama uzama [cm] 21 yaşa kadar
12 – 14…………………………. 9 – 7
14 – 15………………………….7 – 6
16 – 17………………………….6 – 5

18 – 19………………………….5 – 4

20 – 21…………………………4 – 3

21 – 22…………………………2 – 1

Boy uzatma kürünün uygulamasında iki kural vardır. Birinci kural, haftada 2-3 kez çarşıdan sizin alacağınız bir besinin 15-20 gr lık porsiyonlar halinde tüketilmesi gerekiyor. Bu besin bir balık türüdür. İkinci kural ise, hiç bir yan tesiri olmayan bitkisel bir çayın 6 ay müddetle haftada 1 kere demlenip içilmesi gerekiyor.

Not: Önerilen besin maddesi ve bitkisel çay hormon içermemektedir.
Boy uzatma kürünün satış fiyatı 250 YTL. olarak belirlenmiş.

Daha geniş bilgi almak ve sipariş vermek için için dilerseniz Prof. Dr ibrahim saraçoğlu’nun sitesini ziyaret ediniz. Veya doğrudan “sipariş” bölümünden sipariş edebilirsiniz.

Simitteki tehlikeyi biliyor musunuz?

2 Mar

Prof. Dr. Saraçoğlu, susamın yarattığı sıkıntıya dikkat çekti
HaberTurk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simitin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

“Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim herşeyi, ne yeyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. ‘Bu neden olabilir?’ falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.”

Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil” diye konuştu.

Simitteki tehlikeyi biliyor musunuz?

2 Mar

Prof. Dr. Saraçoğlu, susamın yarattığı sıkıntıya dikkat çekti
HaberTurk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simitin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

“Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim herşeyi, ne yeyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. ‘Bu neden olabilir?’ falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.”

Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil” diye konuştu.

Simitteki tehlikeyi biliyor musunuz?

2 Mar

Prof. Dr. Saraçoğlu, susamın yarattığı sıkıntıya dikkat çekti
HaberTurk’te Saba Tümer’in programına konuk olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simitin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

“Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim herşeyi, ne yeyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. ‘Bu neden olabilir?’ falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.”

Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil” diye konuştu.

ibrahim-adnan-saracoglu-havuc-kuru

12 Şub

Unutkanlığa karşı havuç
Unutkanlığınız mı başladı? Onun taze sıkılmış suyunu kür olarak uyguladığınızda, unutkanlığınızın ortadan kalktığını aynı zamanda algılama gücünüzdeki artışı gözlemleyebilirsiniz.
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu


Değerli okuyucu, bugün sizlere havuçtan bahsetmek istiyorum. Havuca ayrıcalık kazandıran birkaç özelliğini hemen belirteyim; Unutkanlığınız mı başladı? Onun taze sıkılmış suyunu kür olarak uyguladığınızda, unutkanlığınızın ortadan kalktığını aynı zamanda algılama gücünüzdeki artışı gözlemleyebilirsiniz. Tüm bunların yanında havuç kürü,
-Cinsel gücü artırıcı -Erken bunama (demans) -Alzheimer -Kalp krizi -Deri ve akciğer kanseri -Kronik baş ağrısına
karşı da önleyicidir. Unutmayınız ki, sonradan kazanılmış hiçbir hastalık çaresiz değildir. Sonradan kazanılmış olan hastalıkların hemen hemen tamamı önlenebilir. Önlemek ve korunmak insanın kendi elindedir.
Tavşanlar çok hızlı çoğalan hayvanlardır. Bu hayvanların çok hızlı çoğalmalarının arkasındaki etken kendisiyle özdeşleşen bitkidir ve bu da havuçtur. Havuç seks hormonlarını aktive eden bir sebzedir. Tavşanın havucu severek tükettiğini hemen herkes bilir. Ancak, havucun cinsel arzuyu tetikleyen özelliğinin olabileceğini düşünmek kimsenin aklına gelmezdi.

Son birkaç yıldan bu yana yapılan araştırmalar havucun hem düşünme gücünü artırdığını hem de iktidarsızlığa karşı önleyici güç olduğunu ortaya koymaya başlamıştır. Havuç, cinsel dürtüyü de artırma özelliğine sahiptir.

Havuç kürünü aşağıda önerdiğim şekilde uygularsanız, cinsel gücünüzdeki artışı kısa zamanda fark edersiniz. Aynı zamanda unutkanlığa karşı muhteşem bir silah oluşturmaktadır. Unutkanlık şikâyetiniz var ise, taze sıkılmış havuç suyu kürü bu anlamda çok iyi bir yardımcıdır.

Havucun içerdiği falcarinol etkin maddesinin iki önemli etkisi vardır. Tıp dili ile söylemek gerekirse, falcarinol maddesi anti-neoplastik özelliği olan etkin bir maddedir. Bu bakımdan havuç kansere karşı önleyicidir. İkincisi ise bu etkin maddenin antitümör etki göstermesidir.

Kürünü uygulamak gerekir
Değerli okuyucu, havucun bu özelliğinden istifade edebilmeniz için onun kürünü yapmak gerekir. Yemeklerinizde veya salatanızda tercihli olarak kullanacağınız havuç bir beslenme şeklidir. Eğer onun tedavi veya önleyici gücünden faydalanmak istiyorsanız, mutlaka kürünü uygulamanız gerekir. Havuç, özellikle deri ve akciğer kanserine karşı mükemmel bir önleyicidir. Prostat, pankreas veya meme kanserine karşı bu önleyici gücü yok denecek azdır. Bir bitkinin kansere karşı önleyici gücünden bahsediliyor ise, mutlaka hangi kanser türüne karşı etkili olduğu sorulmalı ve öğrenilmelidir.

Havucun en çok neye yaradığını kime sorarsanız sorun, hemen gözlere iyi geldiği cevabını alırsınız. Benim yapmış olduğum araştırmalara göre gözlerimiz için havuçtan çok daha faydalı ve güçlü olan sebze domatestir. Havuç bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için faydalıdır. Ancak burada bilmemiz gereken nokta A vitamininin yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz taktirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz.

İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu taktirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla sıvı yağ damlatmamız gerekir. Damlatılan bu sıvı yağ havucun içerdiği A vitamininin çok daha büyük oranda vücudumuz tarafından emilmesini sağlayacaktır. Avrupa’nın bazı şehirlerinde taze meyve suyu satan dükkânlarda havuç suyu sipariş ettiğiniz zaman, “birkaç damla sıvı yağ damlatalım mı?”diye sorarlar.

GÜNÜN KÜRÜ
Taze olarak tüketilmeli
Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.

Bu uygulama aynı zamanda akciğer, deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Günün kürü ile havucun bütün özelliklerinden istifade ediyorsunuz demektir. Piyasada satılan hazır havuç suları bu amaç için kullanıldığı taktirde başarı oranı yüzde 70 oranında azalabilmektedir. Bu nedenle havuç suyunu kendiniz mutfağınızda taze olarak hazırlarsanız çok daha başarılı sonuç alırsınız.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Havuç kürü, insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enziminin aktivitesinin düşüklüğü, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir. Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Taze sıkılmış havuç suyu kürü, OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir. Bu özellik aynı zamanda keçiboynuzu (harnup) küründe de bulunmaktadır.

Mide yanmasına karşı etkili
Havuçta bulunan alpha-phellandrene, cinnamic acid maddeleri güçlü bir laxative özelliğe sahip olduğundan, bağırsak sisteminin sağlıklı çalışmasında oldukça etkilidir. Taze sıkılmış havuç suyu bununla da kalmayıp, bağırsaklarda oluşan ve bağırsak kanserine yol açabilen nitrozamini, nötralize edebilen zararsız hale dönüştüren (antinitrosaminic) etkin maddelere sahiptir. Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür. Eğer mevsiminden dolayı veya herhangi bir nedenle havuç bulunamıyorsa, sadece ve sadece iki yudum olarak içilecek olan soğuk sütün, yemek borusu ve mide yanmasına karşı nasıl etkili olduğunu içtikten 3-4 dakika sonra hissedeceklerdir.

Dİkkat-1: Şeker hastalarının havuç kürüne karşı dikkatli olmaları gerekir. Hekimlerine danışmadan kullanmamalıdırlar.
Dİkkat-2: Dışarıya çıktığınızda çantanızda küçük bir şişede süt bulundurunuz. İki yudum süt kürünün uygulamasında mide yanma veya ağrı başladığında mutlaka kısa zaman içerisinde süte ulaşmanız gerekir. Eğer yanma veya ağrı başladıktan kısa bir zaman sonra süte ulaşamaz iseniz, her defasında tedavide başa dönüyorsunuz demektir.
Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

ibrahim-adnan-saracoglu-havuc-kuru

12 Şub

Unutkanlığa karşı havuç
Unutkanlığınız mı başladı? Onun taze sıkılmış suyunu kür olarak uyguladığınızda, unutkanlığınızın ortadan kalktığını aynı zamanda algılama gücünüzdeki artışı gözlemleyebilirsiniz.
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu


Değerli okuyucu, bugün sizlere havuçtan bahsetmek istiyorum. Havuca ayrıcalık kazandıran birkaç özelliğini hemen belirteyim; Unutkanlığınız mı başladı? Onun taze sıkılmış suyunu kür olarak uyguladığınızda, unutkanlığınızın ortadan kalktığını aynı zamanda algılama gücünüzdeki artışı gözlemleyebilirsiniz. Tüm bunların yanında havuç kürü,
-Cinsel gücü artırıcı -Erken bunama (demans) -Alzheimer -Kalp krizi -Deri ve akciğer kanseri -Kronik baş ağrısına
karşı da önleyicidir. Unutmayınız ki, sonradan kazanılmış hiçbir hastalık çaresiz değildir. Sonradan kazanılmış olan hastalıkların hemen hemen tamamı önlenebilir. Önlemek ve korunmak insanın kendi elindedir.
Tavşanlar çok hızlı çoğalan hayvanlardır. Bu hayvanların çok hızlı çoğalmalarının arkasındaki etken kendisiyle özdeşleşen bitkidir ve bu da havuçtur. Havuç seks hormonlarını aktive eden bir sebzedir. Tavşanın havucu severek tükettiğini hemen herkes bilir. Ancak, havucun cinsel arzuyu tetikleyen özelliğinin olabileceğini düşünmek kimsenin aklına gelmezdi.

Son birkaç yıldan bu yana yapılan araştırmalar havucun hem düşünme gücünü artırdığını hem de iktidarsızlığa karşı önleyici güç olduğunu ortaya koymaya başlamıştır. Havuç, cinsel dürtüyü de artırma özelliğine sahiptir.

Havuç kürünü aşağıda önerdiğim şekilde uygularsanız, cinsel gücünüzdeki artışı kısa zamanda fark edersiniz. Aynı zamanda unutkanlığa karşı muhteşem bir silah oluşturmaktadır. Unutkanlık şikâyetiniz var ise, taze sıkılmış havuç suyu kürü bu anlamda çok iyi bir yardımcıdır.

Havucun içerdiği falcarinol etkin maddesinin iki önemli etkisi vardır. Tıp dili ile söylemek gerekirse, falcarinol maddesi anti-neoplastik özelliği olan etkin bir maddedir. Bu bakımdan havuç kansere karşı önleyicidir. İkincisi ise bu etkin maddenin antitümör etki göstermesidir.

Kürünü uygulamak gerekir
Değerli okuyucu, havucun bu özelliğinden istifade edebilmeniz için onun kürünü yapmak gerekir. Yemeklerinizde veya salatanızda tercihli olarak kullanacağınız havuç bir beslenme şeklidir. Eğer onun tedavi veya önleyici gücünden faydalanmak istiyorsanız, mutlaka kürünü uygulamanız gerekir. Havuç, özellikle deri ve akciğer kanserine karşı mükemmel bir önleyicidir. Prostat, pankreas veya meme kanserine karşı bu önleyici gücü yok denecek azdır. Bir bitkinin kansere karşı önleyici gücünden bahsediliyor ise, mutlaka hangi kanser türüne karşı etkili olduğu sorulmalı ve öğrenilmelidir.

Havucun en çok neye yaradığını kime sorarsanız sorun, hemen gözlere iyi geldiği cevabını alırsınız. Benim yapmış olduğum araştırmalara göre gözlerimiz için havuçtan çok daha faydalı ve güçlü olan sebze domatestir. Havuç bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için faydalıdır. Ancak burada bilmemiz gereken nokta A vitamininin yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz taktirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz.

İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu taktirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla sıvı yağ damlatmamız gerekir. Damlatılan bu sıvı yağ havucun içerdiği A vitamininin çok daha büyük oranda vücudumuz tarafından emilmesini sağlayacaktır. Avrupa’nın bazı şehirlerinde taze meyve suyu satan dükkânlarda havuç suyu sipariş ettiğiniz zaman, “birkaç damla sıvı yağ damlatalım mı?”diye sorarlar.

GÜNÜN KÜRÜ
Taze olarak tüketilmeli
Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.

Bu uygulama aynı zamanda akciğer, deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Günün kürü ile havucun bütün özelliklerinden istifade ediyorsunuz demektir. Piyasada satılan hazır havuç suları bu amaç için kullanıldığı taktirde başarı oranı yüzde 70 oranında azalabilmektedir. Bu nedenle havuç suyunu kendiniz mutfağınızda taze olarak hazırlarsanız çok daha başarılı sonuç alırsınız.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Havuç kürü, insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enziminin aktivitesinin düşüklüğü, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir. Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Taze sıkılmış havuç suyu kürü, OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir. Bu özellik aynı zamanda keçiboynuzu (harnup) küründe de bulunmaktadır.

Mide yanmasına karşı etkili
Havuçta bulunan alpha-phellandrene, cinnamic acid maddeleri güçlü bir laxative özelliğe sahip olduğundan, bağırsak sisteminin sağlıklı çalışmasında oldukça etkilidir. Taze sıkılmış havuç suyu bununla da kalmayıp, bağırsaklarda oluşan ve bağırsak kanserine yol açabilen nitrozamini, nötralize edebilen zararsız hale dönüştüren (antinitrosaminic) etkin maddelere sahiptir. Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür. Eğer mevsiminden dolayı veya herhangi bir nedenle havuç bulunamıyorsa, sadece ve sadece iki yudum olarak içilecek olan soğuk sütün, yemek borusu ve mide yanmasına karşı nasıl etkili olduğunu içtikten 3-4 dakika sonra hissedeceklerdir.

Dİkkat-1: Şeker hastalarının havuç kürüne karşı dikkatli olmaları gerekir. Hekimlerine danışmadan kullanmamalıdırlar.
Dİkkat-2: Dışarıya çıktığınızda çantanızda küçük bir şişede süt bulundurunuz. İki yudum süt kürünün uygulamasında mide yanma veya ağrı başladığında mutlaka kısa zaman içerisinde süte ulaşmanız gerekir. Eğer yanma veya ağrı başladıktan kısa bir zaman sonra süte ulaşamaz iseniz, her defasında tedavide başa dönüyorsunuz demektir.
Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

depresyona-karsi-yesil-kur

4 Şub

Depresyona karşı yeşil kür
Yeşil sebzelerin depresyona iyi geldiğini biliyor muydunuz? İşte İbrahim Adnan Saraçoğlu’ndan depresyona özel kürler;
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu


Değerli okuyucu, ıspanak deyince akla hemen demir gelmektedir. Ispanağı, demir deposu olarak bilenlerin bu bilgilerini kesin olarak değiştirmeleri gerekir. Hemen belirtmekte fayda görüyorum, ıspanak suyu içerek veya ıspanak yemeğini sıkça tüketerek demir eksikliklerini gidereceklerini zannedenler veya demir eksikliklerini bu yolla takviye edeceklerini düşünenler kesinlikle yanılırlar. Çünkü ıspanak sanıldığı kadar demir bakımından zengin olmadığı gibi, demirin bağırsaklarda emilmesine de engel olmaktadır.

Bazı kimseler demir eksikliğine karşı ilaç alırken, takviye olsun diye veya daha çabuk demir eksikliklerini kapatabilmek için ıspanak yemeyi yer veya ıspanak suyu içerler ki bu tamamen yanlıştır çünkü bu şekilde aldıkları demir ilacının bağırsaklarda emilmesini de büyük oranda engellemiş olurlar.
Çizgi film kahramanı Temel Reis’in ıspanak yedikten sonra güç kazanmasının arkasında yatan gerçek, ıspanağın zengin bir protein deposu olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü, ıspanak bilinen sebzeler içerisinde protein bakımından en zengin sebzelerin başında gelmektedir.

Söz demirden açılmışken hemen belirtmekte çok büyük fayda görüyorum, hamilelik dönemlerinde demir eksikliği çeken anne adaylarının, dünyaya getirdikleri çocukları ileri yaşlarında çok büyük bir olasılıkla (yüzde 85 – yüzde 90) yüksek tansiyon hastası olmaktadırlar. Bu nedenle hamilelerin özellikle beşinci aya kadar demir eksikliği çekmemeye özen göstermeleri, dünyaya getirecekleri çocuklarının ileri yaşta yüksek tansiyon hastalığına yakalanmamaları için çok mühimdir. Demir takviyesi için ilaç alan anne adaylarının da çay, kahve ve kola türü içeceklerde mutlaka ölçülü olmalarını öneririm. Gerek çay, gerek kahve ve gerekse de kola türü içecekler demirin vücudumuz tarafından hem emilmesini hem de demirin normalden daha fazla vücudumuzdan atılmasına neden olmaktadırlar.

Karışımlar önemlidir
Birçok sebze ve salata türü bitkilerde (brokoli, patates, patlıcan, beyaz lahana, kereviz, maydanoz gibi…) antidepresan özellik taşıyan birçok biyoaktif madde vardır. Bu bitkilerin karışımları önemlidir. Bunların tek başlarına etkileri yeterli olamamaktadır. Ancak, bu karışımda ıspanak ana bitkiyi teşkil etmektedir. Ispanakta, antidepresan özelliği olan çok önemli etkin maddeler olmasına rağmen, ne yazık ki vücudumuz tarafından alınımları yeterli düzeyde olmamaktadır. Ispanağın içerdiği antidepresan maddelerin vücudumuz tarafından emilebilmeleri mutlaka ikinci bir sebzenin karıştırılmasıyla mümkündür. Bunlardan en önemlisi maydanoz ve tere otudur. Tere otuna kısaca tere denilmektedir. Ispanak-maydanoz ve ıspanak-tere otu ikili karşım kürleri depresyon hastaları için bulunmaz bir nimettir. Bu ikili kürlerin en önemli özelliği antidepresan ilaçların gösterdiği yan tesirlerin hiçbirini göstermemesidir.

GÜNÜN KÜRÜ
Depresyon ve anksiyeteye karşı
Kullanacağınız tere otu ve maydanozun sararmamış olmasına dikkat ediniz. Sararmış olanları kullanmayınız.
Kullanılacak olan bitkiler maydanoz, ıspanak ve tere otudur.

Kısaca: Sabah: (maydanoz + ıspanak) karışımı uygulanır.
Akşam: (tere otu + ıspanak) karışımı uygulanır.
Saplarıyla birlikte 5-6 yaprak ıspanak ve 10-12 tane maydanoz saplı olarak kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika yavaş yavaş kaynatılır. Soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Her gün sabah taze olarak hazırlanır. Aynı günün akşamı ise ıspanak ile tere otu karışımı hazırlanır. Kaynamakta olan yarım litre suyun içerisine 5-6 adet saplarıyla birlikte ıspanak ve 9-10 tane tere otu (saplarıyla beraber) atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Sabah ve akşam için ayrı ayrı hazırlanan bu karışımlar bir hafta boyunca her gün uygulanır. Bir hafta her gün uygulandıktan sonra ikinci haftada iki güne bir uygulanırken üçüncü haftada üç günde bir uygulanır. Ondan sonraki haftalarda haftada bir olmak üzre iki ay boyunca uygulanır ve kür tamamlanmış olur. İhtiyaca göre bu kür altı ayda bir tekrarlanabilir. Her iki karışım da yemekten yarım saat önce veya yemekten en az bir saat sonra içilir.

Anahtar madde
Ispanağa özgü olan spinacetin maddesi, anahtar maddeyi oluşturmaktadır. Tabiatta sadece birkaç bitkide bir arada bulunan spinacetin ve calsequestrin maddeleri ıspanağa antidepresan olarak en önemli ayrıcalığı kazandırmaktadır. Güneşin az olduğu mevsimlerde yetiştirilen ıspanak yüksek oranda nitrat içerir. Ispanağın içerdiği nitratı yaklaşık yüzde 70 oranında azaltmak isterseniz bir-iki dakika kaynar suyun içinde haşlayıp daha sonra soğuk suyun altında kısa bir müddet şoklayınız. Böylece ıspanağın içerdiği yüksek orandaki nitratı uzaklaştırmış olursunuz. Unutmayınız ki, haşlama esnasında bazı faydalı maddeler de nitrat ile beraber haşlama suyuna geçmektedir.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
ABD’nin onaltıncı başkanı Abraham Lincoln’un bir ifadesini burada hatırlatmak istiyorum. Abraham Lincoln bir dostuna yazdığı mektubunda aynen şu ifadeyi kullanmıştır: “Eğer, benim çektiğim ruhsal sıkıntılarımı dünyada yaşayan tüm insanlara eşit olarak paylaştırmış olsanız, dünyada tek bir mutlu insan bulamazsınız.” Abraham Lincoln’un bu ifadesini bazı psikoanaliz kitaplarında da bulmak mümkündür. Lincoln’un bu ifadesini yıllar önce ilk defa okuduğumda o kadar çok etkilendim ki…
Bir insanın bu kadar ağır ruhsal sıkıntı ve acı içerisinde yaşaması ve yukarıdaki ifade tarzı beni çok derin etkilemiştir. Acaba, depresyona karşı bitkisel olarak bir yardımcı tedavi olabilir mi, sorusunu kendi kendime sormama neden olmuştur. Depresyon, hâlâ sebeplerinin üzerinde araştırmalar yapılan ve bilim adamlarının merceğinde olan bir araştırma konusudur. Depresyon mutlaka tedavi edilmesi gereken, edilmediği taktirde bizi iş, okul, aile gibi sosyal hayattan ve kendi benliğimizden uzaklaştıracak verimsiz birey ve de verimsiz topluma götürecek bir rahatsızlıktır.

Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

depresyona-karsi-yesil-kur

4 Şub

Depresyona karşı yeşil kür
Yeşil sebzelerin depresyona iyi geldiğini biliyor muydunuz? İşte İbrahim Adnan Saraçoğlu’ndan depresyona özel kürler;
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu


Değerli okuyucu, ıspanak deyince akla hemen demir gelmektedir. Ispanağı, demir deposu olarak bilenlerin bu bilgilerini kesin olarak değiştirmeleri gerekir. Hemen belirtmekte fayda görüyorum, ıspanak suyu içerek veya ıspanak yemeğini sıkça tüketerek demir eksikliklerini gidereceklerini zannedenler veya demir eksikliklerini bu yolla takviye edeceklerini düşünenler kesinlikle yanılırlar. Çünkü ıspanak sanıldığı kadar demir bakımından zengin olmadığı gibi, demirin bağırsaklarda emilmesine de engel olmaktadır.

Bazı kimseler demir eksikliğine karşı ilaç alırken, takviye olsun diye veya daha çabuk demir eksikliklerini kapatabilmek için ıspanak yemeyi yer veya ıspanak suyu içerler ki bu tamamen yanlıştır çünkü bu şekilde aldıkları demir ilacının bağırsaklarda emilmesini de büyük oranda engellemiş olurlar.
Çizgi film kahramanı Temel Reis’in ıspanak yedikten sonra güç kazanmasının arkasında yatan gerçek, ıspanağın zengin bir protein deposu olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü, ıspanak bilinen sebzeler içerisinde protein bakımından en zengin sebzelerin başında gelmektedir.

Söz demirden açılmışken hemen belirtmekte çok büyük fayda görüyorum, hamilelik dönemlerinde demir eksikliği çeken anne adaylarının, dünyaya getirdikleri çocukları ileri yaşlarında çok büyük bir olasılıkla (yüzde 85 – yüzde 90) yüksek tansiyon hastası olmaktadırlar. Bu nedenle hamilelerin özellikle beşinci aya kadar demir eksikliği çekmemeye özen göstermeleri, dünyaya getirecekleri çocuklarının ileri yaşta yüksek tansiyon hastalığına yakalanmamaları için çok mühimdir. Demir takviyesi için ilaç alan anne adaylarının da çay, kahve ve kola türü içeceklerde mutlaka ölçülü olmalarını öneririm. Gerek çay, gerek kahve ve gerekse de kola türü içecekler demirin vücudumuz tarafından hem emilmesini hem de demirin normalden daha fazla vücudumuzdan atılmasına neden olmaktadırlar.

Karışımlar önemlidir
Birçok sebze ve salata türü bitkilerde (brokoli, patates, patlıcan, beyaz lahana, kereviz, maydanoz gibi…) antidepresan özellik taşıyan birçok biyoaktif madde vardır. Bu bitkilerin karışımları önemlidir. Bunların tek başlarına etkileri yeterli olamamaktadır. Ancak, bu karışımda ıspanak ana bitkiyi teşkil etmektedir. Ispanakta, antidepresan özelliği olan çok önemli etkin maddeler olmasına rağmen, ne yazık ki vücudumuz tarafından alınımları yeterli düzeyde olmamaktadır. Ispanağın içerdiği antidepresan maddelerin vücudumuz tarafından emilebilmeleri mutlaka ikinci bir sebzenin karıştırılmasıyla mümkündür. Bunlardan en önemlisi maydanoz ve tere otudur. Tere otuna kısaca tere denilmektedir. Ispanak-maydanoz ve ıspanak-tere otu ikili karşım kürleri depresyon hastaları için bulunmaz bir nimettir. Bu ikili kürlerin en önemli özelliği antidepresan ilaçların gösterdiği yan tesirlerin hiçbirini göstermemesidir.

GÜNÜN KÜRÜ
Depresyon ve anksiyeteye karşı
Kullanacağınız tere otu ve maydanozun sararmamış olmasına dikkat ediniz. Sararmış olanları kullanmayınız.
Kullanılacak olan bitkiler maydanoz, ıspanak ve tere otudur.

Kısaca: Sabah: (maydanoz + ıspanak) karışımı uygulanır.
Akşam: (tere otu + ıspanak) karışımı uygulanır.
Saplarıyla birlikte 5-6 yaprak ıspanak ve 10-12 tane maydanoz saplı olarak kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika yavaş yavaş kaynatılır. Soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Her gün sabah taze olarak hazırlanır. Aynı günün akşamı ise ıspanak ile tere otu karışımı hazırlanır. Kaynamakta olan yarım litre suyun içerisine 5-6 adet saplarıyla birlikte ıspanak ve 9-10 tane tere otu (saplarıyla beraber) atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Sabah ve akşam için ayrı ayrı hazırlanan bu karışımlar bir hafta boyunca her gün uygulanır. Bir hafta her gün uygulandıktan sonra ikinci haftada iki güne bir uygulanırken üçüncü haftada üç günde bir uygulanır. Ondan sonraki haftalarda haftada bir olmak üzre iki ay boyunca uygulanır ve kür tamamlanmış olur. İhtiyaca göre bu kür altı ayda bir tekrarlanabilir. Her iki karışım da yemekten yarım saat önce veya yemekten en az bir saat sonra içilir.

Anahtar madde
Ispanağa özgü olan spinacetin maddesi, anahtar maddeyi oluşturmaktadır. Tabiatta sadece birkaç bitkide bir arada bulunan spinacetin ve calsequestrin maddeleri ıspanağa antidepresan olarak en önemli ayrıcalığı kazandırmaktadır. Güneşin az olduğu mevsimlerde yetiştirilen ıspanak yüksek oranda nitrat içerir. Ispanağın içerdiği nitratı yaklaşık yüzde 70 oranında azaltmak isterseniz bir-iki dakika kaynar suyun içinde haşlayıp daha sonra soğuk suyun altında kısa bir müddet şoklayınız. Böylece ıspanağın içerdiği yüksek orandaki nitratı uzaklaştırmış olursunuz. Unutmayınız ki, haşlama esnasında bazı faydalı maddeler de nitrat ile beraber haşlama suyuna geçmektedir.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
ABD’nin onaltıncı başkanı Abraham Lincoln’un bir ifadesini burada hatırlatmak istiyorum. Abraham Lincoln bir dostuna yazdığı mektubunda aynen şu ifadeyi kullanmıştır: “Eğer, benim çektiğim ruhsal sıkıntılarımı dünyada yaşayan tüm insanlara eşit olarak paylaştırmış olsanız, dünyada tek bir mutlu insan bulamazsınız.” Abraham Lincoln’un bu ifadesini bazı psikoanaliz kitaplarında da bulmak mümkündür. Lincoln’un bu ifadesini yıllar önce ilk defa okuduğumda o kadar çok etkilendim ki…
Bir insanın bu kadar ağır ruhsal sıkıntı ve acı içerisinde yaşaması ve yukarıdaki ifade tarzı beni çok derin etkilemiştir. Acaba, depresyona karşı bitkisel olarak bir yardımcı tedavi olabilir mi, sorusunu kendi kendime sormama neden olmuştur. Depresyon, hâlâ sebeplerinin üzerinde araştırmalar yapılan ve bilim adamlarının merceğinde olan bir araştırma konusudur. Depresyon mutlaka tedavi edilmesi gereken, edilmediği taktirde bizi iş, okul, aile gibi sosyal hayattan ve kendi benliğimizden uzaklaştıracak verimsiz birey ve de verimsiz topluma götürecek bir rahatsızlıktır.

Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

her-derde-deva-lavanta

4 Şub

Her derde deva lavanta!
Hoş kokusuyla her zaman süsü bitkisi olarak değerlendirilen lavanta, saç dökülmesinden uykusuzluğğa kadar bir çok rahatsızlığa deva oluyor!
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
Değerli okuyucu, lavanta (Lavandula angustifolia) tarih boyunca hep süs bitkisi olarak değerlendirilmiştir. Ülkemizde de özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen bir bitkidir. İngiliz ve Amerikan mutfağında bazı etli yemeklerde sosun içerisine taze lavanta çiçekleri ve körpe olan lavanta yaprakları ilave edilir. Sosa, mükemmel bir aroma kazandırır. Kendine has hoş kokusundan dolayı parfümeri ve kozmetik endüstrisinde de kullanılmaktadır. Lavantanın yağı kozmetik sanayinde kullanılır.


Yastık içinde kese
Hemen hemen herkes onun hoş kokusunun sadece çiçeklerinde olduğunu zanneder. Halbuki, yaprakları ve yaprak sapları da o muhteşem kokuya sahiptir. Çiçekleri ve yaprakları birbirlerinden tamamen farklı özellikte etkin maddeler içermektedir. Rahat ve sakin bir uykuyu sunan güç, lavantanın ağırlıklı olarak çiçeklerinde değil, yapraklarında ve gövde saplarında saklıdır. Avrupa ve ABD’de anneler bebeklerin yastıklarının içerisine lavantadan çiçeklerinin bulunduğu küçük kesecik yerleştirirler. Bu sayede bebeklerinin huzurlu uyumalarını sağlar.

Rahat uyku için
Anneannemin elbise dolabının bir ayrıcalığı vardı… Özenle katlanmış giysilerinin arasında ince tülbentlere sarılmış, yapraklı lavanta çiçekleri bulunurdu. Giydiği elbiseleri de ilk bir iki gün lavanta kokardı. Bazı geceler anneannemin odasında yer yatağında yatardım. Onun odasında uyuduğum geceler, lavanta kokusunu yastık yüzlerinde de derin derin algılardım. Öylesine rahat uyurdum ki… Yıllar sonra, lavanta üzerine yaptığım çalışmalarımda ilk gördüğüm, içerdiği en az ondört tane sedatif (teskin edici, rahatlatıcı) özelliği olan etkin maddeyi içerdiğiydi.

Antiseptik etkisi
Lavantanın, antik çağlarda antiseptik olarak kullanıldığı bilinmektedir. Birinci Dünya Savaşı esnasında yaralanan askerlerin, yaraları hastabakıcılar tarafından lavanta suyu ile dezenfekte edilmekteydi. Doksanlı yılların başlarında bazı araştırmacılar lavantanın sedatif (teskin edici, dinlendirici) ve analjezik (ağrı kesici) özelliğinin olduğuna dair makaleler yayınladılar. Ancak benim araştırmalarımda gördüğüm, lavanta çiçeğinin karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışması üzerindeki olumlu etkisi ile hepatite ve saç dökülmesine karşı kullanımı onun en önemli iki özelliği olduğudur. Genel karaciğer rahatsızlığı veya karaciğer yetmezliği şikâyeti olanların imdadına yetişen bir bitkidir.
Kronik Hepatit-B ve Hepatit-C hastalarının da uygulayabilecekleri lavanta kürü, Hepatit-B ve Hepatit-C virüslerinin aktive olmasına karşı, karaciğer metabolizmasını güçlendirmektedir. Kısaca, bu kür karaciğerin bağışıklık sistemini öylesine güçlendirmektedir ki, her iki virüsün de çoğalmasını büyük oranda baskılayabilmektedir (antiproliferatif).
Not: Eğer yüksek tansiyon hastası iseniz, lavanta kürünü uygulamayınız.

GÜNÜN KÜRÜ
KÜR 1: Karaciğer yetmezliğine, Hepatit-B ve Hepatit-C ye karşı
Bir tutam lavantayı (yaklaşık 4-5 gram) 300 ml (yaklaşık bir buçuk su bardağı) suda kısık ateşte 4 dakika demleyiniz. Demleme esnasında sıcaklığını kaynama nokasında sabit tutunuz. Cezvede demlerken ocağın altını kısık tutunuz. Fokur fokur kaynatmayınız. Çok yavaş bir şekilde kaynıyor, kaynamıyor gibi demleyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra, ılımasını beklemeden süzülmesi gerekir. Süzme işlemi tamamlandıktan sonra içmek için ılımasını bekleyiniz. 15 gün boyunca her gün, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı dolusu içiniz. Her defasında (her kullanımda) taze olarak hazırlanması şarttır. Bir gün önce arta kalan miktarı kullanmayınız. Kolay olsun diye bir kaç günlük hazırlayıp buzdolabında koruma altına almayınız. Hiçbir şekilde damak tadına uygun olsun diye içerisine şeker veya benzeri hiçbir katkı ilave etmeyiniz. 15 günlük ilk kür tamamlandıktan sonra rahatsızlığın seyrine göre haftada 3-4 defa, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı içmeye devam edilir. Karaciğer metabolizması sağlıklı çalışmaya başladıktan sonra kür sonlandırılmış olur. Her sağlıklı insanın yılda bir defa 15 günlük lavanta kürünü uygulamasında çok büyük faydalar vardır.
Değerli okuyucu hiç bir bitkisel kürü alışkanlık haline getirmeyiniz. Karaciğer yetmezliği şikâyeti olanların, Hepatit-B veya Hepatit-C virüsü ile yaşamak zorunda olan ların zaman zaman lavanta kürünü uygulamalarında çok büyük faydalar vardır.

Not: İnterferon tedavisi alan Hepatit hastalarına lavanta kürünü önermemekteyim. İnterferon tedavisi tamamlandıktan sonra hekimlerine danışarak uygulayabilirler.

Kür 2: Saç dökülmesine karşı
Bir tutam lavantayı (yaklaşık 4-5 gram veya tepeleme 1 yemek kaşığı) 500-750 ml kaynamakta olan suya ilave ediniz. Yaklaşık 5 dakika kısık ateşte demleyiniz. Demleme tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz ve ılıkken süzünüz.
Eğer, saçlarınız temiz ise demlediğiniz lavanta suyu ile saçlarınızı yıkayınız ve yarım saat etki ettiriniz. Yarım saat etki ettirdikten sonra sadece suyla durulayınız.

Eğer, saçlarınız kirli ve çok yağlanmış ise önce sabun (tabii yeşil sabun) veya şampuanla yıkayınız. Sonra demlenmiş lavanta suyu ile yıkayarak, yarım saat etki ettiriniz. Daha sonra sadece su ile durulayınız. Saç dökülmesi durana kadar haftada bir-iki defa uygulanır. Saç dökülmesi durduktan sonra önleyici amaçlı olarak zaman zaman uygulanır.

Saç dökülmesine karşı
Saç dökülmesine karşı oldukça etkilidir. Kırk yaşlarımda başlayan saç dökülmemi lavanta kürü sayesinde önledim. Lavanta kürünü uygulayıp başarılı sonuç almış çok sayıda insan tanıdım.

Karaciğer yağlanmasına karşı
Karaciğer yağlanmasına (hepatosteatoz) karşı mükemmel bir destekleyicidir. Lavanta kürü, kemoterapiye bağlı gelişen karaciğer enzimlerinin (transaminazlar > ALT, AST) yükselmesi durumunda kısa zamanda kontrol altına alınarak normal seviyelerine inmelerini sağlar. Karaciğer yağlanmasına bağlı olarak yükselen karaciğer enzim değerlerinin düşürülmesinde, lavanta kürüne paralel olarak uygulanacak maydanoz-limon kürü muhteşem bir destek oluşturmaktadır. 15 Ocak 2009 tarihli yazımda maydanoz bitkisinin özelliklerini tanıtırken kürünün yapılış şeklini de tanıtacağım.

her-derde-deva-lavanta

4 Şub

Her derde deva lavanta!
Hoş kokusuyla her zaman süsü bitkisi olarak değerlendirilen lavanta, saç dökülmesinden uykusuzluğğa kadar bir çok rahatsızlığa deva oluyor!
Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
Değerli okuyucu, lavanta (Lavandula angustifolia) tarih boyunca hep süs bitkisi olarak değerlendirilmiştir. Ülkemizde de özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen bir bitkidir. İngiliz ve Amerikan mutfağında bazı etli yemeklerde sosun içerisine taze lavanta çiçekleri ve körpe olan lavanta yaprakları ilave edilir. Sosa, mükemmel bir aroma kazandırır. Kendine has hoş kokusundan dolayı parfümeri ve kozmetik endüstrisinde de kullanılmaktadır. Lavantanın yağı kozmetik sanayinde kullanılır.


Yastık içinde kese
Hemen hemen herkes onun hoş kokusunun sadece çiçeklerinde olduğunu zanneder. Halbuki, yaprakları ve yaprak sapları da o muhteşem kokuya sahiptir. Çiçekleri ve yaprakları birbirlerinden tamamen farklı özellikte etkin maddeler içermektedir. Rahat ve sakin bir uykuyu sunan güç, lavantanın ağırlıklı olarak çiçeklerinde değil, yapraklarında ve gövde saplarında saklıdır. Avrupa ve ABD’de anneler bebeklerin yastıklarının içerisine lavantadan çiçeklerinin bulunduğu küçük kesecik yerleştirirler. Bu sayede bebeklerinin huzurlu uyumalarını sağlar.

Rahat uyku için
Anneannemin elbise dolabının bir ayrıcalığı vardı… Özenle katlanmış giysilerinin arasında ince tülbentlere sarılmış, yapraklı lavanta çiçekleri bulunurdu. Giydiği elbiseleri de ilk bir iki gün lavanta kokardı. Bazı geceler anneannemin odasında yer yatağında yatardım. Onun odasında uyuduğum geceler, lavanta kokusunu yastık yüzlerinde de derin derin algılardım. Öylesine rahat uyurdum ki… Yıllar sonra, lavanta üzerine yaptığım çalışmalarımda ilk gördüğüm, içerdiği en az ondört tane sedatif (teskin edici, rahatlatıcı) özelliği olan etkin maddeyi içerdiğiydi.

Antiseptik etkisi
Lavantanın, antik çağlarda antiseptik olarak kullanıldığı bilinmektedir. Birinci Dünya Savaşı esnasında yaralanan askerlerin, yaraları hastabakıcılar tarafından lavanta suyu ile dezenfekte edilmekteydi. Doksanlı yılların başlarında bazı araştırmacılar lavantanın sedatif (teskin edici, dinlendirici) ve analjezik (ağrı kesici) özelliğinin olduğuna dair makaleler yayınladılar. Ancak benim araştırmalarımda gördüğüm, lavanta çiçeğinin karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışması üzerindeki olumlu etkisi ile hepatite ve saç dökülmesine karşı kullanımı onun en önemli iki özelliği olduğudur. Genel karaciğer rahatsızlığı veya karaciğer yetmezliği şikâyeti olanların imdadına yetişen bir bitkidir.
Kronik Hepatit-B ve Hepatit-C hastalarının da uygulayabilecekleri lavanta kürü, Hepatit-B ve Hepatit-C virüslerinin aktive olmasına karşı, karaciğer metabolizmasını güçlendirmektedir. Kısaca, bu kür karaciğerin bağışıklık sistemini öylesine güçlendirmektedir ki, her iki virüsün de çoğalmasını büyük oranda baskılayabilmektedir (antiproliferatif).
Not: Eğer yüksek tansiyon hastası iseniz, lavanta kürünü uygulamayınız.

GÜNÜN KÜRÜ
KÜR 1: Karaciğer yetmezliğine, Hepatit-B ve Hepatit-C ye karşı
Bir tutam lavantayı (yaklaşık 4-5 gram) 300 ml (yaklaşık bir buçuk su bardağı) suda kısık ateşte 4 dakika demleyiniz. Demleme esnasında sıcaklığını kaynama nokasında sabit tutunuz. Cezvede demlerken ocağın altını kısık tutunuz. Fokur fokur kaynatmayınız. Çok yavaş bir şekilde kaynıyor, kaynamıyor gibi demleyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra, ılımasını beklemeden süzülmesi gerekir. Süzme işlemi tamamlandıktan sonra içmek için ılımasını bekleyiniz. 15 gün boyunca her gün, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı dolusu içiniz. Her defasında (her kullanımda) taze olarak hazırlanması şarttır. Bir gün önce arta kalan miktarı kullanmayınız. Kolay olsun diye bir kaç günlük hazırlayıp buzdolabında koruma altına almayınız. Hiçbir şekilde damak tadına uygun olsun diye içerisine şeker veya benzeri hiçbir katkı ilave etmeyiniz. 15 günlük ilk kür tamamlandıktan sonra rahatsızlığın seyrine göre haftada 3-4 defa, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı içmeye devam edilir. Karaciğer metabolizması sağlıklı çalışmaya başladıktan sonra kür sonlandırılmış olur. Her sağlıklı insanın yılda bir defa 15 günlük lavanta kürünü uygulamasında çok büyük faydalar vardır.
Değerli okuyucu hiç bir bitkisel kürü alışkanlık haline getirmeyiniz. Karaciğer yetmezliği şikâyeti olanların, Hepatit-B veya Hepatit-C virüsü ile yaşamak zorunda olan ların zaman zaman lavanta kürünü uygulamalarında çok büyük faydalar vardır.

Not: İnterferon tedavisi alan Hepatit hastalarına lavanta kürünü önermemekteyim. İnterferon tedavisi tamamlandıktan sonra hekimlerine danışarak uygulayabilirler.

Kür 2: Saç dökülmesine karşı
Bir tutam lavantayı (yaklaşık 4-5 gram veya tepeleme 1 yemek kaşığı) 500-750 ml kaynamakta olan suya ilave ediniz. Yaklaşık 5 dakika kısık ateşte demleyiniz. Demleme tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz ve ılıkken süzünüz.
Eğer, saçlarınız temiz ise demlediğiniz lavanta suyu ile saçlarınızı yıkayınız ve yarım saat etki ettiriniz. Yarım saat etki ettirdikten sonra sadece suyla durulayınız.

Eğer, saçlarınız kirli ve çok yağlanmış ise önce sabun (tabii yeşil sabun) veya şampuanla yıkayınız. Sonra demlenmiş lavanta suyu ile yıkayarak, yarım saat etki ettiriniz. Daha sonra sadece su ile durulayınız. Saç dökülmesi durana kadar haftada bir-iki defa uygulanır. Saç dökülmesi durduktan sonra önleyici amaçlı olarak zaman zaman uygulanır.

Saç dökülmesine karşı
Saç dökülmesine karşı oldukça etkilidir. Kırk yaşlarımda başlayan saç dökülmemi lavanta kürü sayesinde önledim. Lavanta kürünü uygulayıp başarılı sonuç almış çok sayıda insan tanıdım.

Karaciğer yağlanmasına karşı
Karaciğer yağlanmasına (hepatosteatoz) karşı mükemmel bir destekleyicidir. Lavanta kürü, kemoterapiye bağlı gelişen karaciğer enzimlerinin (transaminazlar > ALT, AST) yükselmesi durumunda kısa zamanda kontrol altına alınarak normal seviyelerine inmelerini sağlar. Karaciğer yağlanmasına bağlı olarak yükselen karaciğer enzim değerlerinin düşürülmesinde, lavanta kürüne paralel olarak uygulanacak maydanoz-limon kürü muhteşem bir destek oluşturmaktadır. 15 Ocak 2009 tarihli yazımda maydanoz bitkisinin özelliklerini tanıtırken kürünün yapılış şeklini de tanıtacağım.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.