tirnak bakimi

4 Nis

AYAK CANLANDIRICI VE BESLEYİCİ ÖNERİLER

Kuruyan, çatlayan ve şişen ayaklarınız için arada bir özel bakımlar yapmak da yerinde olur. İşte size birkaç öneri: Ayaklarınızın sürekli şişmesinden rahatsız oluyorsanız, bitki banyolarından yararlanabilirsiniz. Bunun için, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatıp soğumaya bırakın. Ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Şişlerin indiğini, ayak derinizin canlandığını göreceksiniz. Kuruyan, pul pul ayrılan tırnaklarınız içinse, gliserinden faydalanabilirsiniz. Birkaç damla saf gliserinle eşit miktardaki limon suyunu karıştırın. Bu karışımı her gün tırnaklarınıza sürün. Canlı, parlak ve sağlıklı tırnaklar için bundan daha iyi bir yol olamaz.

Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.

Ayak Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin.

Ayak Nasır: Bütün kış ayaklarımız botların, çizmelerin içinde kaldı. Üstelik küçük ve yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayakların bazı yerlerinde sertleşmeler oluşur. Açık ayakkabı ve terlikleri nasırlı ayaklarla giymek de hoş olmaz. Nasır size çok ağrı vermiyorsa pedikür yaptırarak bu sorundan kurtulmanız mümkün. Ancak problem yaratıyorsa siz en iyisi özel nasır bakımları yaptırın. Yazı rahat karşılayın.

Oluşmasını önlemek için: Her banyodan sonra bolca krem sürün. Yumuşak derili ve geniş tabanlı ayakkabılar seçin. Eczanelerde satılan, küçük flaster ve solüsyonlardan yararlanın.

ayak bakımı için birkaç tavsiye

1 Kova sıcak su
1 Yemek kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı deniz suyu veya tuz

Uygulama: Ayaklarınızı 30 dk süre ile karışımın içinde bekletin ve sonra kurulayın. “haftada bir uygulayabilrsiniz”

Uzamayan Tırnaklara Destek Formulü

Bir tas ılık suya bir çorba kaşığı tuz, birer tatkı kaşığı limon suyu ve sirke, bir çay kaşığı zeytinyağı koyun ve ellerinizi tutabildiğiniz kadar bu suda bekletin.
Her akşam bunu uygulamaya devam edin, tırnaklarınızı güçlendirecektir.
Ayrıca tırnaklarınızı limonla ve badem yağıyla ovabilrisiniz.
Bu formülün ölçülerini artırarak ayaklarınız içinde uygulayabilirsiniz…

Çabuk Kırılan Tırnaklar İçin
1 su bardağı ılık su
Yarım limon
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı badem yağı
Tüm malzemeyi karıştırın. Karışımı 2 saat bekletin. Bir süre beklettiğiniz karışımı el ve tırnaklarınıza sürün.

Nasır İçin
250gram tereyağı
100gram aynı sefa bitkisi
1 tatlı kaşığı lanolin
250 gram tereyağını kısık ateşte eritin üzerine 100 gram aynı sefa bitkisini ekleyin. 1gün bekletin. Ertesi gün karışımı tekrar kısık ateşte eritin. Eritme işlemi yaparken içine 1 tatlı kaşığı lanolin ekleyip 5 dakika kaynatın. Karışımı nasırlı bölgenize her gün uygulayın.

Çatlak Eller İçin
2 limon suyu
50 gram gliserin
30 gram badem yağı
30 gram kolonya
2 çorba kaşığı pudra
Tüm malzemeyi karıştırın. Şişeleyin. Karışımı ellerinize sürüp 15 dakika poşet içinde bekleyin.

ilgili linkler
tirnak bakımının püf noktaları
tırnak sorunları ve çözüm yolları
elbakımı ve bitkisel bakım önerileri

ayak bakimi nasil yapilir

4 Nis

AYAK CANLANDIRICI VE BESLEYİCİ ÖNERİLER

Kuruyan, çatlayan ve şişen ayaklarınız için arada bir özel bakımlar yapmak da yerinde olur. İşte size birkaç öneri: Ayaklarınızın sürekli şişmesinden rahatsız oluyorsanız, bitki banyolarından yararlanabilirsiniz. Bunun için, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatıp soğumaya bırakın. Ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Şişlerin indiğini, ayak derinizin canlandığını göreceksiniz. Kuruyan, pul pul ayrılan tırnaklarınız içinse, gliserinden faydalanabilirsiniz. Birkaç damla saf gliserinle eşit miktardaki limon suyunu karıştırın. Bu karışımı her gün tırnaklarınıza sürün. Canlı, parlak ve sağlıklı tırnaklar için bundan daha iyi bir yol olamaz.

Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.

Ayak Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin.

Ayak Nasır: Bütün kış ayaklarımız botların, çizmelerin içinde kaldı. Üstelik küçük ve yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayakların bazı yerlerinde sertleşmeler oluşur. Açık ayakkabı ve terlikleri nasırlı ayaklarla giymek de hoş olmaz. Nasır size çok ağrı vermiyorsa pedikür yaptırarak bu sorundan kurtulmanız mümkün. Ancak problem yaratıyorsa siz en iyisi özel nasır bakımları yaptırın. Yazı rahat karşılayın.

Oluşmasını önlemek için: Her banyodan sonra bolca krem sürün. Yumuşak derili ve geniş tabanlı ayakkabılar seçin. Eczanelerde satılan, küçük flaster ve solüsyonlardan yararlanın.

ayak bakımı için birkaç tavsiye

1 Kova sıcak su
1 Yemek kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı deniz suyu veya tuz

Uygulama: Ayaklarınızı 30 dk süre ile karışımın içinde bekletin ve sonra kurulayın. “haftada bir uygulayabilrsiniz”

Uzamayan Tırnaklara Destek Formulü

Bir tas ılık suya bir çorba kaşığı tuz, birer tatkı kaşığı limon suyu ve sirke, bir çay kaşığı zeytinyağı koyun ve ellerinizi tutabildiğiniz kadar bu suda bekletin.
Her akşam bunu uygulamaya devam edin, tırnaklarınızı güçlendirecektir.
Ayrıca tırnaklarınızı limonla ve badem yağıyla ovabilrisiniz.
Bu formülün ölçülerini artırarak ayaklarınız içinde uygulayabilirsiniz…

Çabuk Kırılan Tırnaklar İçin
1 su bardağı ılık su
Yarım limon
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı badem yağı
Tüm malzemeyi karıştırın. Karışımı 2 saat bekletin. Bir süre beklettiğiniz karışımı el ve tırnaklarınıza sürün.

Nasır İçin
250gram tereyağı
100gram aynı sefa bitkisi
1 tatlı kaşığı lanolin
250 gram tereyağını kısık ateşte eritin üzerine 100 gram aynı sefa bitkisini ekleyin. 1gün bekletin. Ertesi gün karışımı tekrar kısık ateşte eritin. Eritme işlemi yaparken içine 1 tatlı kaşığı lanolin ekleyip 5 dakika kaynatın. Karışımı nasırlı bölgenize her gün uygulayın.

Çatlak Eller İçin
2 limon suyu
50 gram gliserin
30 gram badem yağı
30 gram kolonya
2 çorba kaşığı pudra
Tüm malzemeyi karıştırın. Şişeleyin. Karışımı ellerinize sürüp 15 dakika poşet içinde bekleyin.

ilgili linkler
tirnak bakımının püf noktaları
tırnak sorunları ve çözüm yolları
elbakımı ve bitkisel bakım önerileri

kış aylarinda cilt ve vücut bakimi

4 Nis

KIŞ BAKIMININ PÜF NOKTALARI

Cildimiz ve saçımız yaz-kış demeden her zaman korunmaya ihtiyaç duyar! Özellikle yüzümüz, boynumuz ve ellerimiz… Kışın soğuğu, rüzgarı, hava kirliliği, düşük nem, kapalı ortamlarda yaşama zorunluluğu; sivilce, sedef, egzama gibi cilt hastalıklarına yakalanma riskini arttırıyor. Dolayısıyla, kış aylarında cildimize daha çok özen göstermemiz gerekiyor. Nasıl mı?..

Cildimiz ve saçımızın her mevsimde korunmaya ihtiyacı var. Özellikle yüz, boyun ve ellerimiz çevreden gelen olumsuz etkilere daha fazla maruz kalıyor. Bu nedenle onlara çok iyi bakmamız ve korumamız gerekiyor.
Kışın görülen soğuk, rüzgar, hava kirliliği, düşük nem, kapalı ortamlarda yaşama zorunluluğu gibi zorlayıcı şartlar sivilce, sedef, egzama gibi cilt hastalıklarında da artışa neden oluyor. Soğuk hava ve düşük nem cildi kurutarak çatlamasına ve kepeklenmesine ve cildin çabuk yaşlanmasına neden olabilir.

İLLE DE SU!
Kışın en büyük ihtiyacımız nem ve temiz hava. Bu olumsuzluklara karşı cildimizi nemlendirmek için tedbir almalıyız. İşte alınacak önlemlerden bazıları;
* Günde en az 2 litre su için.
* Soğuk, yağışlı ve rüzgarlı günlerde cildi korumak için elinizden geldiği kadar örtünün.
* Aşırı sıcak su ile yıkanmayın.
* Elektrikli battaniye içinde uyumayın.
* Evde ve iş yerinde buhar makinesi çalıştırın. .
* Kalorifer üzerinde ıslak havlular veya sobanın üzerinde bir çaydanlık su kaynatarak odanın nemini arttırın.
* Benzer etkiler saçlarda da görüldüğünden, kışın dışarıya çıkarken yüz, dudaklar gibi soğuğa maruz kalan yerlerin iyice kremle korunması gerekiyor.
* Rüzgarın hızı yüksek, sıcaklık düşük ve cilt korumasız ise birkaç dakikada donabilir.
* Soğuk havadan korunmak için yünlü giysileri tercih edin.
* Ani sıcaklık değişikliklerinden korunmak için, tek kat kalın giysi yerine, iki üç kat giysi giymeye özen gösterin.
* Kapalı mekanlarda kalın giysileriniz yüzünden terlemeniz durumunda, ıslak giysilerinizi kurularla değiştirin.

KIŞ KOZMETİĞİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
* Kış boyunca daha besleyici, daha güçlü kozmetikler ve kremler kullanılmalı. Cildiniz ister kuru, ister yağlı olsun onu nemlendirmeyi ihmal etmeyin! Ve yaz-kış mutlaka güneşten koruyucu bir ürünü de nemlendiricinizin üzerine sürün.
* İçinde A,C,E vitaminleri gibi antioksidanlar, bal, aleo vera ve meyve asitleri bulunan onarıcı bakım ürünleri kullanılmalı.
* Cildi besleyici maskeler ile canlandırmak da, kış bakımında önemli faktörlerden biri… Özellikle bal, avokado, süt kayısı yağı, kivi, muz gibi malzemelerden yapılan maskeler, cildin hem nemini dengeler, hem de besler.
* Temizleyici olarak jel yerine, daha yoğun nemlendiren temizleyici ürünleri tercih edin.
* Cilt tipiniz kuru ya da hassas ise; solaryumdan uzak durmanız cilt sağlığınız için önemli!

SOĞUK NELERE YOL AÇIYOR?
Soğuk hava ciltte yol açtığı tahribatların yanı sıra, çeşitli cilt hastalıkları bulunan insanlarda daha büyük sorunlara yol açıyor; sedef, egzama gibi hastalıklar alevleniyor. Damar, bağ doku ve skleroderma hastaları soğuk havadan daha çok etkileniyor.

Soğuk hava ile birlikte özellikle parmak uçlarında büzülme, damarlarda sıkışma meydana geliyor. Bu sıkışma ile birlikte parmak uçlarında ülserler oluşabilir ve şiddetli ağrılar yaşanır. Soğuk havaya karşı daha fazla korunmak bu yüzden önemlidir.

Dudaklarımız şüphesiz soğuk ve rüzgardan en çok etkilenen bölgelerin başında geliyor. Dudak derisi hassas olduğundan çatlak ve deri dökülmesi gibi sorunlar daha sık yaşanıyor. Dudaklar için özel üretilen koruyucu kremlerden kullanılması, çatlak ve deri soyulmaları için alınabilecek önlemlerden biridir.

Soğuk hava ve rüzgar sizi beklenenden çok etkiliyor ve daha ciddi rahatsızlıklara sebep oluyorsa, vakit geçirmeden bir dermatoloğa gitmelisiniz. Uzmanınızın size daha kişisel ve tıbbi ürünler sunacağını ve bunun daha sağlıklı olacağını unutmayın!

Kışın gelmesiyle birlikte soğukların etkisini cildimizde de görüyoruz. Özellikle cildin kuruması karşılaşılan en büyük problem. Yüzümüz haricinde ayaklarımız, boynumuz, ellerimiz ve dudaklarımızın da kışın bakımına özen göstermeliyiz.

Kış boyunca kuru cilt, masaj ile eski ışıltısına kavuşur. Ellerinize, mutlaka el losyonu ile masaj yapın. Ciltteki kuruluk zeytinyağı, hardal yağı ve badem yağı ile yapılacak masaj ile giderilir. Kış boyunca size yardımcı olacak bazı bakım önerileri:
Pürüzsüz Cilt: Cildinizin kışın da pürüzsüz olmasını istiyorsanız, işte size bir reçete. Hardal yağı, zeytin ve susam yağı karıştırılır ve tüm vücuda sürülür. Cildinizin bebek gibi olduğunu göreceksiniz.

Saç Bakımı
Soğuk rüzgarlar saçlarınıza zarar vermeden saçlarınıza özel bakım uygulamayı ihmal etmeyin.

Dudak Bakımı
Dudaklarınız, kışın normalden çok daha fazla kurup çatlar. Güzel bir dudak balmi ile korumalısınız. Dudaklarınızı yalamaktan ve yemekten kaçınmalısınız

Tırnak Bakımı
Belli aralıklarla tırnaklarınıza tırnak yağı sürün. Tırnaklarınız zayıfsa, kolay kırılıyorsa problem az su içmeniz ile ilgili olabilir. Çoğu insan yeterli miktarda su içmemektedir.

Kuru Bacaklar
Her banyodan sonra bacaklarınıza mutlaka nemlendirici losyon sürmelisiniz. Kışın ayaklarınızı yumuşak tutmak için gliserin içeren bir losyon uygulayın. Kışın çok sıcak su ile duş almak cildiniz için çok zararlıdır. Cildinizdeki doğal yağların yok olmasına neden olur.

Güneş Koruyucu ve Kış
Kışın güneş koruyucu kullanmak en az yazın olduğu kadar önemlidir. Kulaklarınızı da unutmamalısınız.

Elleriniz
Çok sert sabunlar kullanmanız ellerinizdeki nemi yok edeceği için kurumalarına neden olur. Hatta çatlamalrına bile neden olur. Sabun yerine krem yapıda el sabunları kullanmayı deneyin.

Göz Çevresi Bakımı
Kış boyunca mutlaka göz çevrenizi korumak amaçlı güzel bir göz çevresi kremi kullanın.

kış için doğal güzellik reçeteleri

Balık, ceviz, soya, su…
Cildin yaşlanmasını önlemek için öncelikle beslenme alışkanlığınızın balık, sebze ve su ağırlıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Günde en az 1.5 litre su için. Bunun yanı sıra E ve C vitaminli meyve ve sebze sularını bol bol içebilirsiniz. Cildin dış etkenlere karşı savunma gücünü artıran balığı haftada üç kez yemeye özen gösterin. Posalı yiyeceklerle (soya, fasulye, bezelye gibi) cildinizin yaşlanmasını durdurun. Soya, içeriğindeki doğal östrojen sayesinde cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Omega 6 içeren ceviz, fındık, badem ve ay çekirdeği cildi nemlendirip besliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor.

Konserve yiyecek ve şarküteri ürünlerinden uzak durun. Sigara içmeyin.
Bu arada kil, bal ve sirkeyi kış güzelliğiniz için mutfağınızdan eksik etmeyin. Kili baharatçıdan ya da doğal ürünler satan dükkânlardan temin edebilirsiniz.

Sirke ile güzellik kürü
Sirke, cildin dış yüzeyini ölü hücrelerden arındırıp elastiki liflerin üretimini artırıyor. Soğuk hava nedeniyle yıpranan cilde esneklik ve yumuşaklık kazandırıyor. 30′lu yaşlardan sonra cilt hücrelerinde yenilenme işlevi yavaşlamaya başlıyor ve cilt, elastikiyetini kaybedip kırışıklıklara davetiye çıkarıyor.

Derinlemesine temizlik
7-8 damla sirkeyi yarım çay bardağı tatlı badem yağı veya zeytinyağına ilave edip karıştırın. Akşamları yatmadan önce 1 ay boyunca haftada birkaç kez cildinize sürün. Antioksidan etkili bu sirkeli karışım hücreleri koruyor.

Aknelere karşı tonik
Küçük bir şişeyi gül yapraklarıyla doldurun. Üzerini örtecek kadar sıcak su doldurun. Ağzını kapatıp 2 gün bekletin. Süzüp 1 kahve fincanı sirke ilave edip karıştırın. Bir parça pamuğu karışıma batırıp cildinize yedirerek sürün. Kuruyuncaya kadar birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla durulayın.

Kil ile güzellik kürü
Kış aylarında cildinizi haftada bir uygulayacağınız besleyici killi maskelerle koruyun. Kil, cilt kızarıklığını giderip cilde pürüzsüzlük kazandırıyor.

Besleyici maske
Kil zengin içeriği ile cildi besliyor. Kil maskesi için 1 avuç kili 2 çorba kaşığı ılık su ve birkaç damla zeytinyağı ile sulandırıp, göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza sürün. Eğer cildiniz yağlı ise karışıma birkaç damla limon suyu ilave edin. Eğer kuru ise bir tatlı kaşığı bal ekleyip karıştırın. 5 dakika bekleyip ılık su ile durulayın.

boyun da çizgi oluşumunu nasil önlenir

4 Nis

Boyunda çizgi oluşumunu önleme

İhmal edildiği taktirde, yoğunlaşan yaşlanma izlerini hemen yansıtır. Boyun güzelliği bir cilde bağlı olduğu kadar, uygulanan bakıma da bağlıdır. İşte bu uygulamalardan bazıları:

1-Bakış açınız, boynunuzu düzgün tutmanıza yardımcı olabilir. Mümkün olan en geniş alanı görecek ve vücutla dik açı oluşturacak şekilde bakın.

2- Boynunuzu omuzlarınız arasına gömmekten veya çenenizin altına sıkıştırmaktan kaçının. Bu hareketlerin cezası, erken kırışık oluşumudur.

3-Boynunuzu uyurken de düz tutabilmek için, alçak bir yastık kullanmak en iyisidir.

4-Yüzünüzle beraber boynunuzu da nemlendirmeniz ve beslemeniz gerektiğini unutmayın. Hatta, boynunuza daha fazla özen göstermelisiniz. Bu bölge, terleme ile kolayca tahriş olur.

5- Günboyunca, boynunuzu ileri doğru uzatıp germek ve başınızı soldan sağa ve sadan sola döndürmek gibi basit egzersizler yapın.

6-Esnek ve gergin bir boyuna kavuşmak için yapabileceğiniz spor ise yüzme.

7-Boyun deriniz sarkmaya ya da bu kısımda çizgiler belirmeye başlamışsa, fularla gizlemenize gerek yok. Özel bir bakım uygulayın yeter.

·Temizleme sütü ya da nötr sabun yardımı ile temizleyin.

·Sofratuzu ve zeytinyağı ile hazırlayacağınız bir karışımla peeling uygulayın

·Besleyici ve güçlendirici bir maske uygulayın.

·15 dakika sonra, cildi temizleyin ve fazla hırpalamadan, nazik hariketlerle masaj yapın. Aşağıdan yukarı ve yukarıdan aşağı doğru parmaklarınızla hafif hafif vurun ve işaret parmaklarınızı sırayla çene altına kaydırın.

Bir kadının yaşını belli eden bölümlerin başında gelir boyun. Son derece hassas bir yapıya sahip olduğu için de büyük özen ister. Güzel bir boyuna sahip olmak için, biraz vakit ayırmak, biraz da özen göstermek yeterli…
Yaz aylarının gelmesi ile birlikte, tüm kış üzerimizde bir yük gibi taşıdığımız giysilerden de kurtulduk. Tiril tiril yazlıklar, ince askılı bluzlar sokakları süslemeye başladı. Belki de boğazlı kazakların altında hiç önemsemediğimiz boynumuz da, yeniden gün ışığına kavuştu. Peki acaba nasıl görünüyor? Ona gerekli özeni ve bakımı yaptık mı? Evet, kozmetik dünyasının bizlere sunduğu binbir çeşit ürün arasında karar vermeye çalışırken, hiç aklımıza gelmeyen boynumuz da aslında güzelliğimizin bir parçası ve bakımı gerçekten hak ediyor…

Özellikle yaş ilerledikçe, kendisine hor davranılmasının acısını çıkarırcasına kötü bir görünüme bürünür boyunlar. Fakat önlemi baştan almak ve ilerde “keşke” dememek için boyun bakımına zaman ayırmakta fayda var…

Asla kurumamalı
Dış etkenlere karşı yüzümüzden daha dayanıksız olan boyun bölgesindeki kasların, canlılığını korumaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle boyun derisi asla kurumamalı. Boyun bakımı için hazırlanmış kremler, dokuları beslediği gibi, aynı zamanda ölü hücreleri de yok eder. Ayrıca kırışıklıkların oluşumuna da engel olurlar.

Boyun derisi son derece yumuşak ve yağ açısından da fakirdir. Gergin kalması için, bu bölgedeki kaslar iyi çalışmalı, aksi takdirde boyunda yatay çizgiler oluşur.

Gece yatmadan önce boyun bölgenize önce tonik ardından da besleyici bir krem uygulamalısınız. Bu krem, cildin yorgunluğunu giderir. Bu işlemin ardından da boynunuza masaj yapabilirsiniz.

Masaj yaparken elinizle boynunuza daireler çizebilirsiniz. Bu hareketi boğazdan enseye doğru yapın. Sağ eliniz sol, sol eliniz ise sağ tarafta olmalı. Önce kırışıklıkları parmak ucunuzla ovuşturun. Daha sonra da yüzün alt çevresini baş ve orta parmaklarla hafifçe sıkıştırın. Elinizin ters kısmını kullanıp çenenin altına vurarak da masajı tamamlayın.

Derinin üzeri sürekli olarak yenilenir. Bu bölgenin fırçalanması deriye esneklik kazandırır. Fakat kullandığınız fırçanın kılları naylon değil, tamamen bitkisel olmalıdır. Fırçalama işleminin bir faydası da, kan dolaşımını arttırması ve daha sonra sürülecek maddelerin deri altına sızmasını sağlamasıdır.

Losyon kullanın
Canlılığını kaybetmiş dokular için gerekli şeylerin başında ise, uyarıcı losyonlar gelir. Bazı bitki özleri kan dolaşımını rahatlatıcı özelliklere sahiptirler. Losyonların deriye işlemesi ise, esnek saplı ve ucuna pamuk sarılmış bir fırçayla olabilir.

Boynunuzun en büyük düşmanları arasında, içinde bergamut bulunan losyon ve kolonyalar gelir. Nedeni ise, bergamutun alkolle karıştığı zaman boyunda lekeler meydana getirmesidir.

Boynu uzun süre güneşte tutmak da son derece zararlıdır. Eğer tatilde iseniz, mutlaka boyun derisini güneşten koruyacak bir krem kullanmalısınız. Hatta güneş altında kaldığınız sürece bu kremi birkaç kez sürmenizde de fayda var.

Boyuna özel jimnastik
Boyun için jimnastik önemlidir. Fakat ters hareketler son derece zararlı sonuçlara varabilir. Biz de bunun için sizlere kolay, fakat faydalı birkaç öneri veriyoruz.

Başınızı önce öne doğru eğin. Sonra yavaşça sağa ve sola çevirin. Bu hareketi 10 defa tekrarlayın. Birkaç saniye dinlenip, bu defa da tersten tekrarlayın.

Başınızı arkaya doğru atarak ve boyun kaslarını gergin tutarak, dairesel bir hareket yapın. Bunu da 10 defa tekrarlayın.

Yere oturun ve bacaklarınızı göğsünüze değecek şekilde kıvırın. Başınızı öne doğru eğin ve boyun kaslarınızı yukarı doğru kaldırarak, omuzlarınızı kaldırmadan ve gevşek tutarak başınızı yukarı doğru hafifçe kaldırın. Ardından başınızı geriye sarkıtın ve biraz bekleyin. Bu arada ağzınızı aralayıp kapatın. Son olarak ise başınızı, yine boyun kaslarınızı gererek düzeltin. Böylece, başınızı çalışırken öne doğru dik tutmanın yarattığı deri, kas gevşemesi ve sarkma yok olmuş olur. Bu hareketi de 10 defa tekrarlayın.

selülit dityeti ile selülite son verin

4 Nis

BU DİYETLE SELÜLİTE SON

Bu diyeti yaparken…

- Mutlaka iki günde iki litre su için.
- Açlığınızı ağırlıklı olarak sudan karşılayın. Ancak kahve, çay, cola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun.
- Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderin.

1. gün

Kahvaltı: Yağsız yoğurt, armut ve bir tatlı kaşağı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Chili sosu ile hazırlanmış tavuk, iki kaşık az yağlı pilav
Akşam: Dana jambonla hazırlanmış yağsız salata.

2. gün

Kahvaltı: 1 dilim kepekli tost ekmeğinin üzerine yağsız krem peynir sürün. Üstünü salatalıkla süsleyin. Yanında şekersiz çay içebilirsiniz.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir tabak yağsız makarna, bir tabak mantar yemeği (150 gram mantarı yıkayıp ortadan bölün ve 1 kaşık zeytinyağında kavurun. Mantara bir tane ezilmiş sarımsak ve küçük kesilmiş taze soğan ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırın.)
Akşam: Göbek, havuç, salatalık, domates, kırmızı lahana, haşlanmış mısır, taze soğan, yağsız beyaz peynir, sirke ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış salata. Yanında iki dilim kepekli ekmek.

3. gün

Kahvaltı: Yağsız yoğurt, çilek ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Bir tabak az yağlı piyaz, iki kaşık az yağlı pilav.
Akşam: İki adet haşlanmış kabakta hazırlanmış salata, yanında iki dilim kepekli ekmek.

4. gün

Kahvaltı: 2 dilim tavuk jambonlu, kepekli tost ekmeği, şekersiz meyve çayı.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: 1 tane ızgara balık, 2 kaşık az yağlı pilav
Saat 16.00: Çilekli süt
Akşam: Fasulyeli mantar salatası, 1 dilim kepekli tost ekmeği (Fasuleyi haşlayın ve soğumasını bekleyin. Mantarlaı yıkayıp ortadan böldükten sonra bir kaşık zeytinyağında 2 dikaka kavurun. Mantarla fasulyeyi karıştırın. İçine arzuya göre maydanoz da ekleyebilirsiniz. Limon, tuz ve karabiberle tadlandırın.)

5. gün

Kahvaltı: Yağsız yoğurt, elma ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: 1 adet ızgara et, yağsız salata, bir dilim kepekli ekmek
Saat 16.00: Bir dilim karpuz
Akşam: Tavuk jambonla hazırlanmış yağsız salata.

6. gün

Kahvaltı: 2 dilim kepekli tost ekmeği, yağsız beyaz peynir, domates.
Saat 16.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Ispanaklı omlet, bir dilim kepek ekmek
Saat 16.00: Muzlu süt
Akşam: Ton balıklı salata, bir dilim kepekli ekmek (Göbek domates, salatalık ve havucu yıkayıp doğrayın. Bu karışıma bir küçük kutu yağsız ton balığı ekleyin. Bol limon ve bir tatlı kaşağı zeytinyağı ile tatlandırın)

7. gün

Kahvaltı: yağsız yoğurt, bir kivi ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış bir kase müsli.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir adet ızgara tavuk, 2 dilim kepekli ekmek
Akşam: Beyaz peynirli domates salatası, 2 dilim kepekli ekmek

selülitten nasil korunulur sorular va cevaplari

4 Nis

SELÜLİTTEN NASIL KORUNULUR?

Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.
Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.
Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.
Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.

SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?

Evet, selülit bir hastalıktır. Tıptaki adı Hidrolipodistrofidir.

SELÜLİT TEŞHİSİNİ KENDİMİZ KOYABİLİR MİYİZ?

Evet. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki tıpta buna portakal kabuğu görünümü denir.

SELÜLİT KADINLARDA HANGİ BÖLGELERE YERLEŞİR?

Uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir.

SELÜLİT REJİMLE GEÇER Mİ?

Hayır, selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı dirençlidir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.

SELÜLİT NELERDEN OLUŞUR?

Selülit üç elemandan oluşur: 1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku. 2-Su molekülleri ve tuz molekülleri. 3-Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.

SELÜLİT AĞRILI MIDIR?

Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti selülitin sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır.

ZAYIF KADINLARDA SELÜLİT OLUR MU?

Evet, selülit zayıf hatta sıska kadınlarda bile görülebilir.

SELÜLİTİN NEDENLERİ NEDİR?

1-Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülite zemin hazırlar.

2-Soya çekim: Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.

3-Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

SELÜLİTİN OLUŞMASINDA DİĞER NEDENLER NELERDİR?

Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik.

KAÇ AŞAMADA GELİŞİR?

Selülit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. İkinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selüliti buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkündür. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selülit yerleşir.

SELÜLİTTE NASIL BİR BESLENME REJİMİ UYGULANMALIDIR?

Rejim, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olmalıdır. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Proteinlerin ödemi önleyici ve iştah artırıcı bir rolü vardır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalı, alkolden uzak durulmalıdır. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.

SELÜLİT HANGİ YÖNTEMLERLE TEŞHİS EDİLİR?

Termografi, ekografi ve manyetik rezonans.

SELÜLİTTE UYGULANAN MEZOTERAPİ YÖNTEMLERİNDE HEDEFLENEN AMAÇ NEDİR?

Tedavinin asıl amacı selüliti oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde lipolizi tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.

LİPOLİZ NEDİR?

Yağ hücrelerinin boşluğunda depolanan yağların kimyasal olarak parçalanması ve eritilmesi, enerji olarak vücuda verilmesi olayıdır.

KİŞİ SELÜLİTLİ Mİ DOĞAR?

Hayır, kişi selülitli doğmaz. Ne bebek, ne de çocuklarda selülit vardır. Selülit gerçek olarak erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ancak selülitte kalıtımın önemli rolü vardır. Kalıtımın kesin surette etkili olabilmesi için, hem anne hem de babada yağ fazlalığına ilişkin sorunların bulunması gerekir. Bu durumda kişinin, ilk ergenlik belirtilerinden itibaren ve daha sonra da yaşamının değişik evrelerinde, örneğin gebelik ve menopoz gibi hormonal açıdan çok önemli zamanlarda da izlenmesi gerekir.

HAMİLELİK SELÜLİTE UYGUN ORTAMI HAZIRLAR MI?

Vakaların çoğunda hamilelik gerçekten selülitin belirmesine neden olur. Çünkü doğumdan önce ve doğumdan sonra meydana gelen hormonal değişimler, gerçek bir dengesizliğin kaynağıdır. Doğumdan sonra selülit biraz azalsa da bir miktar selülit birikimi kalır.

MENOPOZ DÖNEMİ ŞİŞMANLAMA DÖNEMİ MİDİR?

Menopoz döneminde özellikle kiloda fazlalığa doğru belirli bir eğilim vardır. Ayrıca hormonal dengesizlik, vücudun su tutması ve selülit görülür. Psikolojik açıdan, kadın cinselliğindeki değişim ve buna eklenen çeşitli olaylar kadınlarda depresyona doğru bir eğilim yaratabilir. Kadınlar da kendilerini avutmak için genellikle kontrolsüz ve hatta oburluğa varan bir yeme alışkanlığının içine düşerler ve kilo alırlar.

SPOR SELÜLİTİ TEDAVİ EDER Mİ?

Hayır. Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selülite karşı en etkili sporlar tempolu yürüme ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir. Bunun bir avantajı da herkes tarafından istenildiği yerde, istenilen zamanda ve şekilde uygulanabilmesidir.

SELÜLİT ÇOK OLDUĞUNDA TEDAVİSİ DAHA MI ZORDUR?

Hayır. Tedavi daha uzun sürer, ama daha güç değildir. Yöntem her zaman aynıdır. Esas zor olan, hastaya kendini sevmeyi öğretmek, harekete geçirmek ve mücadele bilinci kazandırmaktır.

ERKEKLERDE NİYE SELÜLİT OLMAZ?

Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

SELÜLİT BÜYÜME ÇAĞINDA TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?

Selülit, genellikle büyüme çağında ortaya çıkar. Psikolojik bir sorundan kaynaklanan bir oburluğun sonucu olmadığı halde 14-15 yaşlarında selülit oluşması, hormonal bir düzensizliğin işaretidir. Genç kızlarda selülit oluştuğunda, düşük kalorili bir rejim izlenebilir, spor ve jimnastik yapılabilir ve çok gerekirse mezoterapi uygulanabilir.

ŞİŞMANLIK İLE SELÜLİT ARASINDA NE FARK VARDIR?

Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selüliti de vardır. Ama selülit cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluktur. Ve bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

SIK SIK KİLO ALIP VERMEKTEN NİYE KAÇINMALIYIZ?

Bazı kimseler sürekli kendilerini kısıtlamaktansa, çok kötü bir görünüş alıncaya kadar yiyip şişmanlar, sonra da bu kilolarını çok hızlı bir şekilde vermeye çalışırlar. Bu sistemin sakıncaları çok fazladır. Bu tür rejimler organizma için zararlı, metabolizma içinse korkunçtur. Ayrıca sık kilo alıp verme, mekanik faktörler nedeniyle cildin kendini bırakmasına neden olur, deride çatlaklar meydana gelir.

GÜNDE 3 LİTRE SU İÇİLMELİ Mİ?

Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1.5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar farklıdır. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 100 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 40 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir. Ayrıca, vücutları su tutan kadınlar, içmeye başlar başlamaz şişkinlik meydana gelir. Bu durumda selülitten önce bu rahatsızlığın tedavisi ele alınmalıdır

bitkilerle selülit tedavisi

4 Nis

Ev Koşullarında Selülit Tedavi Ürünleri Yapmak ve Kullanılan Yöntemler.

Jeller; Genellikle jeller kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alan yağlara karşı hassasiyeti olan ciltlerde kullanılır. Yağlı ve normal ciltlerde kullanımları uygundur.

Gliserin Jeli

Malzemesi: gliserin 56 gram, su 40 gram, mısır unu 4 gram.

Malzemeleri karıştırın ve iyice karışması için 2 saat bekletin.

Ballı Jel

Malzemesi:gıda jelatini 3 gram, gülsuyu 34 gram, bal 1 gram, gliserin 50 gram, borik asit 3 gram

Jelatini gülsuyunda eritin, borik asidi ilave edin, ısırtılmış bal ilave edin. İyice karıştırın, 4-5 saat bekletin.

Zor bir reçete oldu, ama sırada reçete çok

Banyo reçetesi

Daha önce de belirttiğimiz gibi deniz tuzu banyosu çok yararlıdır. Detaylara inecek olursak, 500 gram deniz tuzunu küvete boşaltın. Küvet suyunun sıcaklığı en fazla 37 derece olmalıdır. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Küvetten sonra ılık suyla duş alıp, bornoz giyilmelidir. Bu banyo haftada 1 kez yapılabilir.

Bir başka selülit banyosu tarifi

300 gram bitki karışımı – lavanta, biberiye, atkuyruğu, yalancı iğde, kekik otu, mercanköşk, adaçayı,kekik karışımı küvete eklenir. 15 dakika banyo yapılır. Banyoyu masaj izledi takdirde daha etkili bir sonuç alınır.

Banyo reçetelerine devam

1 bardak yoğurdu bitki yağlarıyla karıştırın. Bitki yağları karışımı için birkaç seçenek var; Birinci seçenek, 3 damla ardıç, 1 damla biberiye, 1 damla sardunya, 1 damla lavanta, 1 damla adaçayı. İkinci seçenek, 4 damla lavanta, 3 damla limon, 5 damla kekik, 5 damla biberiye. Üçüncü seçenek, 6 damla kekik, 4 damla biberiye, 2 damla limon. Suyun sıcaklığı 37 derece, banyo süresi 20 dakika.

Doğal Banyo

Ayrık otu ile zemberek otu birlikte ezilir. Elde edilen karışım yarım saat tuzlu suda kaynatılarak süzülür. Sıvı bir kaba alınarak gün boyu dinlendirilir. Gün aşırı yatmadan önce sıvı ısıtılarak oturak banyosu yapılır.

Antiselülit Banyosu

5 damla tarçın yağı + yarım bardak ılık süt karıştırılır, sıcak banyo suyuna eklenir. Banyo süresi en fazla 5 dakikadır.

Portakal kabuğundan kurtulmak için bir başka deniz tuzu yöntemi

1:3 oranda deniz tuzu eklenmiş bir bardak su her gün içilir.

Selülitle savaşta bitkiler

Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.

Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.

Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve kara biber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Selülit için bitkisel takviyeler:

  • Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.
  • Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.
  • Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.
  • Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.
  • Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterli.
  • Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.

Selülitle savaşta en çok kullanılan yöntem vücudu sarmaktır. Sarmak için özel bir örtü türü kullanılmalıdır. Uzun süre vücut ısısını koruyup, “sera etkisi” ortaya çıkaracak bir madde olmalıdır. Bu yöntemde kullanılan beyaz kil çok iyi sonuçlar vermektedir.

Maske Tarifleri.

Sirke Maskesi :Bu yöntem için sadece doğal elma sirkesi uygundur, derecesi %4-6 civarındadır. Elma sirkesi ve suyu 1:1 oranında karıştırın. Bu karışıma limon yağı veya nane yağı veya biberiye yağı eklenebilir. Selülitli bölgeye sürün. Üzerini naylonla ve onun da üzerini battaniyeyle kapatın. Yarım saat - 1 saat bekleyin. Sonra maskeyi yıkayın, nemlendirici sürün.

Ballı Sirke Maskesi :Eşit ölçülerde bal ve sirkeyi karıştırın, buğday unu ekleyip hamur yapın. Selülitli bölgeye uygulayın, yukarıdaki yöntemle 2 saat bekletin. Ertesi gün tuzsuz yağsız loru aynı bölgeye sürün, sarıp 2 saat bekletin. İşlemleri tekrarlayınca sonucu göreceksiniz.

Beyaz Kil Maskesi: 1 paket kili suyla karıştırın, 5 damla limon, portakal, mandalina yağlarından birini ekleyin, 2 çorba kaşığı tarçın ekleyin. Selülitli bölgeye uygulayıp, yukarıda anlattığımız şekilde sarın. 20-30 dakika bekletin. Bu maske fazla yağların atılmasına ve problemli bölgenin pürüzsüzleşmesine neden olur.

Yağ Maskesi: 20 ml zeytinyağı (badem, jojoba yağları da olabilir) + 3 damla limon yağı + 3 damla ardıç yağı + 3 damla lavanta yağı. İyice karıştırın, sorunlu bölgeye uygulayın. Yukarıda anlattığımız şekilde kompres yapın. 0.5 – 1 saat bekletin. Daha sonra yıkayıp nemlendirici sürün.

Şifalı bitkilerle yapılan birkaç maske de var.

Doğal Maske: Sarmaşık yaprakları ile kırlangıç otu yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen posaya, yulaf unu karıştırılarak lapa kıvamına gelinceye kadar susam yağı ile yoğrulur. Hazırlanan lapa, temiz bir beze yaydırılarak sorunlu bölgeye konur.

Doğal Maske 2: Kayın ağacının kabukları bir saat süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı bir kaba doldurularak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, tedavi süresince vücudun selülitli bölgelerine iki saatte bir kompres yapılır. Ayrıca ısıtılan bu sıvı ile her gün banyo yapılır.

Scrub: Scrublar ölü deri giderici ve kan dolaşımını hızlandırıcı etki yaparlar. Bu özellikler selülitlere karşı savaşta önemlidirler.

Scrub reçetesi

1 ölçü zeytinyağını ½ ölçü ılık suyla karıştırın, üzerine ½ ölçü deniz suyu ekleyin. Karıştırın. Daha sonra hazır karışımı avucunuza dökün, selülitli bölgeye aşağıdan yukarıya olmak koşuluyla masaj yapın. İşlem bittikten sonra bölgeyi yıkayın, losyon veya krem sürün. Bu yöntemi haftada 1 kez kullanabilirsiniz.

Kahveli Scrub

Yenisini pişin veya bayatını kullanın, fark etmez. Sıcak banyodan sonra, problemli bölgeye masaj yaparak uygulayın. 5-10 dakika bekletin. Yalnız kahve doğal olmalıdır. Karıştırma kahveleri kullanmayın.

Yukarıda bahsettiğimiz deniz tuzunu da scrub olarak kullanabilirsiniz. Sıcak duş sonrası problemli bölgeleri tuzla ovun, 5-10 dakika masaj yapın, işlemden sonra nemlendirici sürün.

Selülit Ürünleri Yapmaya Devam:

Masaj reçetesi: 2 ölçü badem yağı, 1 ölçü limon yağı, ¼ ölçü lime yağı, 3 ölçü kırmızı şarap, 3 ölçü vodka. Problemli bölgeleri günde 2 defa süngerle uygulayın.

Masaj reçetesi 2: Taze defne ve biberiyeyi cam kavanoza koyun. Üzerine çıkacak kadar susam yağı ve iki çorba kaşığı soya yağını karıştırın. İki hafta güneşte bekletin. Ardından karışımı süzüp içine 4 limon suyu sıkın. Vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Bu karışım kan dolaşımını hızlandırır.

Selülit kremi: 25 gram okaliptüs yağı + 25 gram melisa yağı + 25 gram adaçayı + 15 adet dövülmüş aspirin + 10 adet limon suyu. Malzemeler iyice birbirine karıştırılır ve sonra masaj yaparak cilde uygulanır. Romatizma ağrısı için de çok faydalıdır.

Bu arada tabii bu masajları, kremleri yapıp kullanırken unutulmaması gereken en önemli şey yukarıda da belirttiğimiz gibi beslenme ve harekettir. Türk cerrah Dr. Mehmet Öz’ün söylediği gibi: “Selülit, deri ile kas dokusunu bir arada tutan lifli bölgedeki yağ birikimi sonucu oluşur. Krem kullanarak selülitten geçici olarak kurtulursunuz, ama yeniden ortaya çıkar. Selülitsiz bir bedene sahip olmak için beslenmenize dikkat etmeniz ve egzersiz yapmanız gerekiyor.”

Selülit tedavisi için bir ipucu: Deniz kumu iyi bir selülit önleyicidir. Kumun içeriğinde bulunan iyot cildinizi canlandırdığı gibi, kumun kendisi cildi ölü deriden arındırır ve selülitleri parçalamaya yardımcı olur.

3 hafta boyunca günde 3 bardak domates suyu içmek de çok yararlı. Toksinlerden bu yolla kurtulabilirsiniz.

ilgili linkler

selülit hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

bu diyetle selülete son verin

büyük göğüslere bitkisel çözüm

4 Nis

BÜYÜK GÖĞÜSLER İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜMLER

Büyük Göğüsleri Küçültmek Ve Deriyi Canlandırarak Gevşemesini Önlemek İçin
Demlenmiş yabani kekik,biberiye yapraklarıyla veya meşe kabuklarıyla kompres ve günde 1 fincan içmek
Sarkma eğiliminde olan göğüsleri sıkılaştırmak için;

Suda bir gece bekletilmiş aşağıdaki karışımla göğüs banyosu ,kompres ve masaj
1 litre su için,1/2 tutam kırlangıç otu(yaprak ve çiçek),1 tutam lavanta(çiçek)
1 tutam ısırgan(taze yaprak) ve 2 baş papatya

Yenmesi Faydalı Yiyecekler
Daha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralayabiliriz.
Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. şevket otu, karahindibağ, melek otu, beş parmak otu… İçecek olarak da kahve.”

bitkisel göğüs büyütme yöntemleri

4 Nis

KÜÇÜK GÖĞÜSLER İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜMLER

Göğüslere bitkisel krem takviyesi

Cerrahi uygulamadan çekinenler doğal ürünlerle hazırlanan kremlerle iri göğüslere kavuşuyor…

Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten, hiçbir riski olmayan, ameliyatsız tedavi alternatiflerini de ortaya çıkardı. Kadında hormonları dengeleyici etkisi nedeniyle uzun yıllardır kullanılan, yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen kremin sonuçları gerçekten de başarılı. Kaliforniya Bradford Araştırma Enstitüsü’nden Prof. Dr. Robert Bradford’un araştırmasına göre bu bitkisel karışımı deneyenlerin yüzde 82′sinin göğüslerinde 9 ay içinde 7 buçuk santimetre büyüme gözlenmiş.

Küçük göğüslü kadınlar için bitkisel çözümler

Cerrahi uygulamalar göğüslerini büyütmek isteyen kadınların hizmetinde. Operasyonu tercih etmeyenler ise çeşitli bitkilerden hazırlanmış kapsül ve kremlere başvurabilir

Genetik yatkınlık, yumuşak cilt, bağ dokusu zayıflığının artması, gebelikler, yaş dönümü, kilo kaybetme, normal biyolojik yaşlanma ve başka çeşitli faktörler ya başlangıçta küçük olan göğüslerin nedenidir ya da yaşın ilerlemesiyle birlikte göğüslerin şekil ve güzelliğinin bozulmasına neden olurlar. Bu değişiklikler az ise çoğu kadın ve eşi için problem olmaz. Ancak birçok kadın kişiliğinde eksiklik duygusu yaşar ve göğüslerinin iyi formda olmasını şiddetle arzular. Göğüslerin küçük olması gibi, büyük olması da kadınların gardıroblarıyla sorunlarını artırır ve yaşam kalitelerini ileri derecede kısıtlar. Göğüslerin büyümesi özellikle gebelikten sonra, ya da yaş dönümünde hormonal değişikliğin belirgin olduğu dönemlerde artar.

İster Ameliyat İster Bitki

Göğüs büyütme için implantlar (İçi silikon jeli ya da serum fizyolojik dolu pedler) göğüs dokusunun içine yerleştirilmektedir. Yerleştirme göğüs kasının altında ya da üstünde olabilir. (şekil 1) Bireysel faktörler (Göğüslerde ya da göğüs kafesindeki asimetri) incelenerek ve kişinin isteği göz önüne alınarak; operatör, operasyon uygulanacak kişi ile birlikte implantın büyüklüğü, çeşidi ve konacağı yer hakkında karar verir. Kuşkusuz her cerrahi girişimde olduğu gibi, göğüs büyütme ameliyatının da komplikasyonları ve riskleri vardır. Tromboz (Pıhtı ile damar tıkanması) riski ve iltihaplanma tıptaki gelişmelerle çok aza inmiştir. Bazı vakalarda implant çevresindeki bağ dokusunda artış ve sertleşme olmakta, bu oluşum implantı sıkmaya başlamakta, göğüs dokusunu sertleştirebilmekte ve göğsün şeklini değiştirebilmektedir. Böyle bir durumda implantın alınması gerekebilir. Seyrek olarak da özellikle trafik kazaları ya da göğüslere olan darbeler sonucunda implantın kapsülü yırtılabilir. Bu durumda implantın jelatin kıvamındaki silikon içeriğinin ameliyatla alınması ve yeni bir implant konması gerekmektedir. Implantın en önemli riski mamografi bulgularının değerlendirilmesini zorlaştırmasıdır. İmplant, göğüs dokusunun net görülmesine engel olmakta ve kanser oluşumu gözden kaçabilmektedir. Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten, hiçbir riski olmayan, ameliyatsız bir tedavi alternatifi ortaya çıkarmıştır. Kadında hormon metabolizmasında dengeleyici etkisinden dolayı uzun yıllardır kullanılan yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen preparat (Probust) bugün göğüs büyütmek için başarıyla kullanılmaktadır. California Bradford Research Institute’den Prof. Dr. Robert Bradford’un araştırmasına göre bu bitkisel karışımla yüzde 82 olguda 9 ay içinde göğüslerde 7,5 santimetre büyüme olmuştur. Aynı preparat regl dönemi gerginliğini de vakaların yüzde 95′inde çok aza indirmiştir. Bitkisel kompozisyon damiana, melek otu (Dişi Ginseng), oğul otu, aslan kuyruğu, bostan otu, testere palmiyesi, yams kökü, kara hindiba bitkileri karışımını içermektedir. Bu bitkileri tek tek incelediğimizde ise ne işe yaradıklarını şöyle açıklayabiliriz:

İşte size göğüs büyütücü bitkilerden hazırlanmış bir doz: Bir tencereye yarım litre su koyup içine 250 gr. kadar çemen otu filizi atın. Üzerine birer ya da ikişer çimdik anason, fesleğen, frenk kimyonu, dereotu, rezene, meyan kökü tozu, mercanköşk ve limon otu ekleyin. Hepsini karıştırıp kaynatın ve altını kapattıktan sonra soğumaya bırakın. Karışımın suyundan her gün 1-2 bardak için. Lezzet vermesi için limon suyu ve bal da ilave edebilirsiniz.

Damiana: Özellikle afrodizyak olarak tanınır. Günümüzde birinci sırada kadın rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.

Melek otu: Kadın rahatsızlıkları en önemli kullanım alanıdır. Dolaşım bozukluğu, kabızlık, diyabet, kanser de kullanılmaktadır. Kadında hormon metabolizmasına etki gösterir.

Oğul otu: Anti mikrobik özelliği vardır. Huzursuzluk, korku ve yara iyileşmesinde kullanılır. Kas kramplarını çözer.

Aslan kuyruğu: Çayı yıllardır kalp problemleri ve kadın rahatsızlıklarında etkin bir tedavi olarak kullanılmaktadır.

Bostan otu: Çok eski yıllarda sarılık, böbrek/ mide rahatsızlıkları, migren problemlerinde kullanılıyordu. Uzun yıllardır kadın rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.

Testere palmiyesi: Çok sayıda sağlık problemlerinde kullanılmaktadır. Erkeklerde prostat sorunlarında, kısırlık ve iktidarsızlık için kullanılıyor. Bu etkin bitki kadında da bir dizi tedavi olanakları sağlamaktadır. Meme bezlerinin gelişmesine neden olur.

Yam kökü: Meksika’da eski yıllarda Chiapas kabilesi kadınların doğum yapması sırasında bu bitkiyi kullanıyordu. Kadınlarda hormon yapımını uyarıcı etkisi vardır ve memeleri büyütür.

Kara hindiba: En önemli etkisi karaciğer üzerinedir. Safra akışını düzenler. Hindistan’da karaciğer hastalıklarında sıklıkla kullanılır. Vitamin ve mineralin zengin kaynağıdır. Avrupa’da salata şeklinde tüketilmektedir. Zararlı kimyasal ilaçlara, operatif müdahalelere ve implantlara karşı doğal bir alternatif olup, güzel göğüslere sahip olmak için ideal bir yöntemdir. Kapsüllerinden 6 ay süresince günde 2 kez 3′er kapsül alınır. Etkiyi artırmak için kremleriyle birlikte kullanılabilir. Daha sonra 3 ila 4 ayda bir 2-3 hafta süreyle alınmalıdır.

büyük göğüsler için bitkisel tavsiyeler

güzel kalçalar için ne yapmali

4 Nis

Türk kadınının tıpkı diğer Akdeniz kadınları gibi en büyük sorunlarından biri olan iri kalçalar bilinçli bir sporla kıskanılası bir güzelliğe kavuşabilir.

En az yüz kadar vücudun tüm detayları da bu kusursuzluğun vazgeçilmez bir parçasını oluşturuyor.

İşte onlarla şeytan çatlatmanın püf noktaları!……

Sarkmış kalçalar:

Egzersiz: Yere yüzüstü uzanın. Kollarınızı öne doğru uzatın. Bir bacağınızı gergin tutarak yukarı kaldırın ve otuz saniye boyunca pozisyonunuzu koruyun. Yere indirin ve hareketi aynı bacağınızla on beş kez daha tekrarlayın. Sonra diğer bacağınızla hareketi uygulayın.

Sonra sırtüstü uzanın. Ayaklarınızı bir dolabın veya koltuğun altına dayayın. Bacaklarınızı havaya kaldıracakmış gibi gergin tutun. Pozisyonunuzu otuz saniye koruduktan sonra, kaslarınızı gevşetin. Hareketi on iki kez tekrarlayın. Gerek kalça, gerek se karnınız için son derece yararlı bir egzersizdir.



Düşük kalçalar

Egzersiz: Ayakta durun. Sırtınızı dik tutarak bir bacağınızı arkaya atın, ayağınızı gevşek tutun. Altı saniye pozisyonunuzu muhafaza ettikten sonra ayağınızı yerine koyun, altı saniye dinlendikten sonra hareketi otuz kez tekrarlayın sonra aynı uygulamayı diğer ayağınızla yapın.


Düz kalçalar

Egzersiz: Ellerinizi yere dayayarak emekleme pozisyonunu alın. Bir ayağınızı geriye doğru havaya kaldırın. Başlangıç pozisyonuna dönün. Hareketi otuz kere tekrarladıktan sonra diğer ayağınıza geçin. Sonra kalçanızı havaya kaldırarak dizlerinizi hafifçe yerden kaldırın ve açıp, kapatın. Bunu da otuz kere yapın.


Selülitli kalçalar

Egzersiz:Etkileyici ve uzun süreli bir etki elde etmek için diyet, spor ve bölgesel uygulamalar yararlı olur.

Diyet programı önerileri: Yağlı beslenmeyi önemli ölçüde azaltın. Bol bol taze meyve ve sebze yemelisiniz. Su tutmasına karşı ve toksinlerin atılmasını sağlamak için bol bol sıvı tüketmeli. Hazmı güç ve lif içermeyen besinlerden kesinlikle uzak durmalı. Yağ biriken bölgelerin kaslarını çalıştıracak özel bir jimnastik programı izlenmeli. Bu arada masaj yaptırmakta oldukça yararlıdır. Sert bir lifle aşağıdan yukarıya yapılacak masaj dolaşımı arttırarak orada biriken suların atılmasını sağlar.


Biçimli kalçalar
Biçimli ve sıkı kalçalara sahip olmak için spor salonlarına gitmenize hiç gerek yok. Kalça kaslarını hedef alan “Pilates” egzersizleri, jimnastikle bile çalışmayan kasları harekete geçirerek, vücudunuzun kısa sürede forma girmesini sağlıyor.

Sırt Uzatma
Sırtüstü yere uzanın. Çeneniz dik bir şekilde, başınızı yerden kaldırın. Sol bacağınızı uzatıp, sağ bacağınızı dizden kırın ve iki elinizle kavrayın. Rahatça nefes alın ve verirken sol popo kasınızı sıkın. Bu sırada karnınız bir sünger gibi kasılacak. Hareketi en az 10 kez tekrarladıktan sonra aynı egzersizi diğer bacakla gerçekleştirin.

Derinlemesine rahatlama
Bu hareket, kısalmış kaslarla, kas kramplarına karşı alınan bir önlem niteliği taşıyor. Sırtüstü yere uzanın. Bacaklarınızı vücudunuzla 90 derecelik bir açı oluşturacak şekilde kaldırın. Ellerinizle bacaklarınızı dizlerinizin altından kavrayın ve mümkün olduğu kadar göğsünüze doğru yaklaştırmaya çalışın. Nefes alın ve içinizden 20′ye kadar sayıp nefesinizi verin.

Omurları açma
Yere uzanın ve ayaklarınızı omuz genişliğinde açın. Daha sonra dizden bacaklarınızı kırın ve belinizin düzlüğünü koruyarak nefes alın. Bu sırada omurlarınızın alt kısmını yerden yavaşça kaldırın. Hareketi yaparken karnınızın bir sünger gibi kasıldığını ve poponuzun sıkılaştığını hissedeceksiniz.

Doğum sonrası jimlastik
Bu forma girme programı sadece anneler ve yenidoğan bebekleri için. Bu program sayesinde hem siz doğumdan önceki formunuza kavuşacaksınız, hem de bebeğiniz sizinle girdiği bu yakın ilişkiden ötürü mutlu olacak; algısı ve vücudu daha kolay gelişecek.

Doğumunuzdan sonra jimnastik yapmak istiyorsanız, bunu yapmak için temizliği bitirmeyi, küçüğün mamasını hazırlayıp, onu yedirip, yatırmayı beklemenize gerek yok. Bunu beklerseniz, hiçbir zaman uygun zamanı gelmez. Gelse bile siz yorgunluktan kolunuzu kaldıramayacak halde olursunuz. Beklemek yerine, zamanı iyi şekilde değerlendirin ve sevgili bebeğinizle birlikte jimnastik yapmanın tadına varın.

Bu egzersizler sadece anneler ve küçük bebekleri için geçerli. Dokuz aylık hamilelik süresinden sonra, yıpranan ve hareketsiz kalan bütün vücudunuz bu egzersizler sayesinde yeniden çalışmaya başlar. Siz karnınızı sıkılaştırırken ve sırtınızı güçlendirirken, bebeğiniz de hem görsel, hem de bedensel algılamasını geliştirecek. Kollarını ve bacaklarını hareket ettirirken aynı zamanda gözleriyle de sizi izleyecektir. Böylece onunla sadece ona özel, çok yakın bir ilişkiniz olacak. Sonuçta, hem yararlı, hem de harika zaman geçireceksiniz. Üstelik hem oyun ilişkileriniz derinleşecek, hem de bebeğiniz kolaylıkla, dengesini bulacak, kasları gelişecek. Bu programı birçok ay boyunca sürdürürseniz, bebeğinizin sportif yönünün gelişmesine de çok yardımcı olursunuz.

Daha büyük bir çocuğunuz varsa, o da sizinle ve kardeşiyle birlikte bu hareketleri yapabilir. Ancak, egzersizler sırasında onunla konuşun, hareketleri dilediği gibi yapmasına izin verin ve ona dokunun. Böylece kardeşini kıskanmaz, aksine sizinle birlikte bu işi paylaştığı için kendini mutlu hisseder.

Egzersizlere başladığınızda kendinizi zorlamayın ve yavaş yavaş ilerleyin. Unutmayın vücudunuzun tekrar harekete başlamaya alışması gerekiyor. Bu hem eklemleriniz, hem sırtınız, hem de basenleriniz için geçerlidir.

Doğumu izleyen haftalarda, genç anneler kendilerini çok yorgun, neredeyse depresyona girecek kadar yorgun hissederler. Tekrar dinçleşmek için düzenli olarak bir fizik aktivitesi yapmak, vücudu hareket ettirmek en iyi yoldur. Birkaç günün sonunda, hem uyku düzeninizde, hem de iştahınızda bunun etkilerini göreceksiniz. Burada verdiğimiz bütün egzersizlerin en az sekiz kadar tekrarlamanız gerekir, ama eğer isterseniz daha fazlasını da yapabilirsiniz. İyi jimnastikler.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.